İstanbul--:--:--
Dolar48,7883 0,08Euro56,1083 -0,08Gram Altın6.865,89 0,94Çeyrek Altın11.116,00 -0,30
İstanbul Post
Arsaş Otomotiv · Eurorepar Car Service
POLITIKA

Erdoğan İsrail'in Adamıysa, İsrail'in İşi Biraz Zor

·1.226 okunma·Hasan Cahit Gürkan
Hasan Cahit Gürkan

Köşe Yazısı

Hasan Cahit Gürkan

Erdoğan İsrail'in Adamıysa, İsrail'in İşi Biraz Zor
Paylaş
Arsaş Otomotiv · Eurorepar Car Service

Ben tesadüfleri severim.

Özellikle Türk siyasi hayatındaki tesadüfleri…

Bazıları o kadar güzel denk gelir ki insanın komplo teorisyeni olmasına gerek kalmaz; takvim sahibi olması yeterlidir.

Mesela Milliyet.

Gazetenin efsane genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979'da öldürüldü. O sıralarda Milliyet'in satışı konuşuluyordu ve gazeteyi almak isteyenlerden biri Aydın Doğan'dı. İpekçi'nin bu satışa karşı çıktığı iddiası daha sonra Mehmet Ali Ağca'nın ifadelerine ve Uğur Mumcu'nun araştırmalarına kadar uzandı.

İpekçi'nin ölümünden yaklaşık beş buçuk ay sonra, 20 Temmuz 1979'da Milliyet'in çoğunluk hisseleri Aydın Doğan'a satıldı.

Uğur Mumcu meseleyi kurcaladı. Yazılarının ardından 1983'te İpekçi cinayetiyle ilgili ikinci dava açıldı. Mumcu dinlendi, Aydın Doğan'ın da ifadesine başvuruldu. Ancak iddiaları doğrulayacak yeterli delil ortaya çıkmadı ve Doğan hakkında bir mahkûmiyet olmadı.

Buraya kalın bir çizgi çekelim:

Kimseyi cinayetle suçlamıyoruz.

Memlekette savcı çok; bir de köşe yazarından savcı çıkarmayalım.

Biz sadece takvime bakıyoruz.

Takvim ilerliyor.

7 Mart 1990'da Çetin Emeç öldürüldü.

Dört yıl sonra, 29 Haziran 1994'te Hürriyet'in yüzde 50'sinin Aydın Doğan tarafından satın alındığı açıklandı.

Emeç'in bu satışa karşı çıktığı yıllardır anlatılır. Ancak bunu tartışmasız tarihsel bir gerçek haline getirecek güçlü belge elimizde olmadığı için oraya küçük bir yıldız koyalım.

Ben size hüküm değil, takvim vaat ettim.

Sonra televizyon çağı geldi.

1999'da CNN Türk yayın hayatına başladı.

2007'de ise Doğan medyasının kapısından Alman medya devi Axel Springer girdi ve Doğan TV'nin yüzde 25'ine ortak oldu. Sonraki yıllarda ortaklık başka Doğan medya şirketlerine de uzandı.

Şimdi burası ilginç.

Axel Springer sıradan bir Alman yatırımcı değil. Şirketin kendi kurumsal anayasasında İsrail Devleti'nin var olma hakkını desteklemek, temel ilkelerinden biri olarak açıkça yer alıyor.

Yanlış anlaşılmasın: Bu, “İsrail hükümeti ne yaparsa alkışlarız” anlamına gelmiyor.

Ama İsrail konusunda oldukça açık bir kurumsal pozisyon demek.

Ve bu şirket Türkiye'nin en güçlü medya gruplarından biriyle yaklaşık 11 yıl ortaklık yaptı.

Tam da bu ortaklık yıllarında Doğan Grubu'nun Hürriyet'inden CNN Türk'üne uzanan yazılı ve görsel medya gücü ile Erdoğan arasındaki kavga giderek sertleşti. Doğan medyasının yayın çizgisi Erdoğan ve hükümetine karşı oldukça eleştirel bir hatta oturdu; Erdoğan da meydanlardan ve grup toplantılarından Doğan Grubu'na çok sert karşılıklar verdi. Yani ortada pek öyle güllük gülistanlık bir medya–iktidar ilişkisi yoktu. Gazeteler manşet atıyor, Erdoğan kürsüden cevap veriyordu. Memleket de arada bedava tenis maçı seyrediyordu.

Sonra 2018 geldi.

Doğan medya imparatorluğu Demirören'e satıldı, Axel Springer'ın Doğan ortaklığı da sona erdi.

“Erdoğan Axel Springer'ı bavuluyla Almanya'ya postaladı” dersek tarih bize kızar.

Ama Erdoğan döneminde Doğan'ın medya hâkimiyetinin ve onunla beraber Axel Springer ortaklığının sona erdiğini söylersek tarih itiraz etmez.

Bunu Erdoğan'ı sevip sevmemenizden bağımsız olarak tarih hanesine yazmak gerekiyor.

Erdoğan eleştirilemez mi?

Elbette eleştirilir.

Hem de çatır çatır.

Ama eleştiri başka şey, elde delil olmadan bir siyasetçiyi “İsrail'le gizli ortaklık içinde” ilan etmek başka şey.

Çünkü önümde garip bir fotoğraf duruyor:

Bütün bunların sonunda hâlâ Erdoğan'ın İsrail'le gizli bir beraberlik içinde olduğu söylenebilir mi?

Söylenebilir tabii.

Burası Türkiye.

Burada söylemenin vergisi yok.

Ama bir iddiayı söylemek başka, ispatlamak başka.

Ben bu köşede kimseye neye inanması gerektiğini anlatmayacağım. Yalnızca zaman zaman unutulmuş birkaç tarihi masanın üzerine bırakacağım.

Gerisini siz düşünün.

Çünkü bazen insanın fikrini değiştiren şey, uzun uzun anlatılanlar değil;

yan yana getirildiğinde artık eskisi kadar masum görünmeyen birkaç tarihtir.

Okur Yorumları

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Son dakika haberleri anında

İstanbul Post'u X'te takip edin — @istanbulpost26

Takip Et
Reklam
Nursan Spor
Spor zemini & çelik konstrüksiyon — 2013'ten beri
Teklif Al
NOVA AI robotuYAPAY ZEKA AJANSINOVA AIweb tasarım · yazılım · otomasyonnovaajans.tr