Bir zamanlar bir adam çıktı salya sümük (Eko değil) ağlayarak bu ülkenin iyi niyetli, milliyetçi muhafazakâr, dindar, saf ve temiz insanlarının önce kalplerini, sonra ceplerini ve nihayetinde geleceklerini sömürdü, söndürdü.
Herkes onu devletine saygılı, inancını yaşamak isteyen Müslüman sandı, o ise devleti devirmeye kalktı. Türkçe olimpiyatlarıyla Milli olduğuna inandırdı, halbuki boynundaki tasmanın ipi başkalarının elindeymiş ve sonunda Amerika’nın bir yerinde bir çukura gömüldü. Kısacası ne menem bir ihanetin içinde olduğumuzu bazılarımız çok geç anladık.
Çok şükür biz büyük bir devletiz, defterini dürdük ama kökünü kazımak o kadar da kolay değil. Arkasında çok yaralı kalp, mağdur insan, arkadaşına yahut devletine küsmüş, bilenmiş, suçu başka yerlerde arayan rotasını kaybetmiş insan bıraktı.
O zaman söyledik, yine söyleyelim. Bu konuda mağduriyet yaşamış kimseler şunu iyi bilmeliler ki, mağduriyetlerinin baş sorumlusu, onları fikren, ruhen ve ekonomik olarak soyup soğana çeviren FETÖ Terör Örgütünün ta kendisidir. Sizler eğer mağdursanız bunun müsebbibi FETÖ’dür.
Gelelim Kuriş’cilere
Örgütlenmesine, büyümesine, palazlanmasına ve kendini bir güç olarak sunmasına baktığımızda FETÖ’vari bir çizginin takip edildiğini görmek mümkün. Onlarda önce insanların duygularına, sonra kalplerine sonra da ceplerine girdiler.
Burada çok önemli bir tespit yapmak gerekiyor. Bildiğimiz gibi FETÖ’nün en büyük silahı herhangi bir istihbarat teşkilatından daha iyi kamufle olabilmeleridir. O nedenle köklerini kazımak zaman alıyor. Nereden çıkacakları belli değil. İşte bu kriptoların birçoğu örgüt batıp ortada kalınca gidecek yer olarak KURİŞ’i seçmiş olabilirler. Aynı, yargıda, askeriyede, okullarda hücrelendikleri gibi. KURİŞ’in bugünkü duruma gelişinin itici gücü pekala bu kriptolar olabilir. Bu örgütün deşifre olmasıyla birçok FETÖ’cü de oralarda ele geçerse kimse şaşırmasın.
Burada en fazla iş Müslüman zannettiği için bunların peşine düşen temiz insanlara düşüyor. Sizler Süleyman Hilmi Tunahan’ı unutup KURİŞ mafyasının peşinden gidemezsiniz.
Devlete savaş açılmayacağını, devletle başa çıkılamayacağını FETÖ ve destekçileri anladı. Bu da onlara pahalıya mal oldu. KURİŞ’in peşinden giden, onu kendi gibi temiz zanneden dindar kardeşim derhal doğru karar vermelidir. Sakın ola ki uslanmaz FETÖ’cüler gibi gidip onun oyuncağı, insan kalkanı olmayın. Muhtemeldir ki onlardan daha büyük bir mağduriyeti kendinize, çocuklarınıza ve birçok başka insanlara yaşatırsınız. Unutmayın ki bunun sorumluluğunu da ne devlete ne de bir başkasına yükleyemezsiniz.
Ama bazıları kolay akıllanmaz, ‘FETÖ de böyleydi ben ne yapıyorum?’ demez. ‘Onun sonu ortada benimki daha beter olur.’ demez ve hatta iki örgüt s..dik yarıştırır gibi sadakat yarışına girer. Kime, neye sadık, kime, neye hizmet ediyor unutur.
Yan etkileri
Öyle sanıyorum ki bu tür ihanet şebekelerinin, uslanmaz maskeli teröristlerin en büyük zararı yeni yeni geçmişiyle barışan, gerçekte hangi kültürden, nereden geldiğini merak eden, araştıran, yalancı tarihin inkarcı yazarların etkisinden sıyrılıp yasaklanan gerçek geçmişin peşine düşen, özüne, öz kültürüne dönmeye çalışan insanlarımıza olacaktır.
Şimdi birileri kalkıp ‘Gördün mü bak, tekkenin, zaviyenin, caminin, şadırvanın kapanması ne doğruymuş’ diyecek. Öbürü kalkıp eski filmlerdeki gibi ‘Gördün mü bak işte bu sakallı, cübbeliler hep böyle işte’ diyecek. İşte bu aklı evveller inancımıza, yaşantımıza, doğrularımıza, özümüze, gerçek Müslümanlara, gerçek milliyetçilere saldırmak diğerlerini provoke etmek için pusuda bekleyecekler. Halbuki o hem bizi hem kendini bilmezler hırsızın, dolandırıcının, tacizcinin, tecavüzcünün, kamera bantlayanın, İngiliz’e beygir olanın bu ülkenin el freni olanların kendi aralarından çıktığını, partilerini bile o sakallı cübbeli diye kınadığı adamların kurdurduğunu unutacaklar. Millete de unutturacaklar.
Şöyle bitirelim
İnsanımız saf ve kalpleri temiz. Güzel ve iyi zannettiklerine çabuk inanıyorlar, kolayca kandırılıyorlar. Peki, ya bu örgütlerin atadıkları hain kripto siyasetçileri, bizzatihi bu örgütlerin kurdukları eski, yeni siyasi partileri nereye koyacağız. Onlar da bir başka yazımızın konusu olsun.








