Adana'nın Seyhan ilçesinde sokakta oynayan çocukların gürültüsü yüzünden çıkan bir tartışma, ertesi gün zincirli, keserli, sopalı ve bıçaklı bir ev baskınına dönüştü. Adana'daki bu gürültü kavgasında aileden üç kişi yaralandı; olayın büyük bölümü güvenlik kamerasına takıldı ve görüntüler dolaşıma girdi.
Adana'daki gürültü kavgası nasıl başladı?
Hikâye 12 Eylül'de, Seyhan'ın Yeni Mahallesi'nde sıradan bir sokak oyunuyla başladı. Çocukların sesi bir komşuyu rahatsız etti; Serpil Ulusoy çocukları uyardı. Uyarı, çocukların ailelerinin hoşuna gitmedi. İki taraf arasında önce laf atıldı, sonra tartışma sertleşti. Polis ekipleri mahalleye geldi, tarafları ayırdı, ortamı yatıştırdı. O gün için mesele kapanmış göründü. Kapanmamıştı.

Adana'da evi basanların elinde ne vardı?
Ertesi gün, 13 Eylül'de, çocukların aileleri Ulusoy ailesinin evinin önüne gitti. Eller boş değildi: zincir, keser, sopa ve bıçak taşıyorlardı. Tartışma kapının önünde yeniden alevlendi ve kavgaya döndü. Güvenlik kamerası bütün bunları saniye saniye kaydetti; görüntülerde keserlerin ve sopaların havada savrulduğu anlar var. Bir önceki günün tartışması, ellerine aldıkları aletlerle ikinci bir perdeye taşınmış oldu.
Adana'daki saldırıda kaç kişi yaralandı?
Ulusoy ailesinden üç kişi yaralandı: Serpil Ulusoy, Mehmet Ulusoy ve Emre Ulusoy. Üçü de ambulansla hastaneye götürüldü ve darp raporu aldı. Emre Ulusoy, saldırganların evlerine zincir, bıçak ve keserle geldiğini anlattı; kendi kafasına keserle, annesine de zincirle vurulduğunu söyledi.
Adana'da gürültü kavgasının şüphelileri tutuklandı mı?
Tutuklanan olmadı. Polis, saldırıya karışan üç şüpheliyi gözaltına aldı; ifadeleri alındıktan sonra üçü de serbest bırakıldı. Gözaltından çıkmak, suçlamadan kurtulmak anlamına gelmiyor. Yaralıların darp raporları ve kamera kaydı ortada; kavganın hukuki sonucu bu belgeler ve soruşturma üzerinden şekillenecek.
Kavgaya karışanların toplam sayısı, kimlerin hangi suçlamayla yargılanacağı ve yaralıların sağlık durumuna dair ayrıntılar şimdilik kamuoyuna yansıyan bilgilerde yer almıyor. Elimizdeki tablo şu: bir uyarı, bir tartışma, ertesi gün gelen bir kalabalık ve kayda geçen bir saldırı.
Adana'daki kavga iki günde nasıl büyüdü?
Zaman çizelgesi kısa ve sert. 12 Eylül: çocukların gürültüsü yüzünden uyarı, tartışma, polis müdahalesi. 13 Eylül: zincir, keser, sopa ve bıçaklarla Yeni Mahalle'deki eve baskın, üç yaralı, üç gözaltı. Sonrasında şüpheliler ifade verip serbest kaldı. Yani Adana'da bir çocuk gürültüsü, bir gün arayla kesici alet kavgasına dönüştü.
Komşu kavgasında kamera kaydı ve darp raporu neden önemli?
Yeni Mahalle'deki olay, küçük bir gürültü tartışmasının tek günde nasıl tehlikeli bir noktaya gidebildiğini gösteriyor. Mahallede gürültü yüzünden gerilen biri için doğru adres karşı tarafın kapısı değil, 112. Yaralanma varsa hastaneden darp raporu almak, çevredeki kameraların kaydının silinmeden alınmasını istemek, şikâyetin en sağlam dayanağı oluyor. Adana'daki kayıt da bunun örneği: kimin elinde ne olduğunu, olayın akışını görüntü gösteriyor.






