MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumartesi akşamüstü yayımladığı yazılı açıklamada fon soruşturmasını ve belediyelere uzanan yolsuzluk dosyalarını aynı çerçevede ele aldı; Türkiye'nin bir “arınma” sürecinden geçtiğini söyledi.
Devlet Bahçeli fon soruşturması hakkında ne dedi?
Bahçeli'ye göre finansal sistem baştan aşağı güven üzerine kurulu. Piyasada yaşandığı öne sürülen bir manipülasyonun zararı yalnızca parasını kaybeden yatırımcıyla sınırlı kalmıyor, piyasaya, ilgili kurumlara ve ekonominin tamamına yayılıyor. MHP lideri bu yüzden fon dosyasında muhatabın kim olduğuna bakılmamasını istedi: yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı ya da kuralların ihlali varsa, nerede ve kiminle ilgili olursa olsun hukuk çerçevesinde üzerine gidilmeli.

Fonların yönetimi sırasında bilgi sızdırarak piyasa bozucu işlem yapılıp yapılmadığının, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi fiillerin yaşanıp yaşanmadığının önemli olduğunu da ekledi.
Bahçeli'nin “arınma” dediği süreç belediyelere nasıl uzanıyor?
Bahçeli cevabı belediyelerden verdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlık tablosunun “halka halka” ülkenin birçok yerindeki belediyeye ulaştığını söyledi. Son iki yıldır çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturma yürütüldüğünü hatırlatan MHP lideri, belediyeleri “kamusal emanet” diye tanımladı.
Türkiye'nin Cumhur İttifakı birlikteliğinde yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin gün yüzüne çıkarıldığı bir arınma döneminden geçtiğini söyleyen Bahçeli, bu tabloyu yapısal sorunların kalıcı biçimde çözülebileceği bir fırsat olarak okudu.
Fon soruşturması nedir, şimdiye kadar neler yaşandı?
Fon soruşturmasını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor; dosya, sermaye piyasasında hisse hareketleri ve fonlar üzerinden yapıldığı öne sürülen işlemler etrafında dönüyor. Eylül boyunca gözaltı dalgaları birbirini izledi. 24 Eylül'de 387 milyon liranın dondurulduğu bildirildi, 25 Eylül'de tutuklu sayısı 45'e çıktı, 30 Eylül'de de beşinci dalgada 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Bahçeli'nin açıklaması, gözaltı dalgalarının sürdüğü günlere denk geldi. Aktarılan sözlerinde soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmiyor; MHP lideri dosyanın içine girmeden ilkesel çizgisini ortaya koyuyor ve finansal sistemi, ekonomiyi istikrarsızlaştıracak fiillerin ciddiyetini vurguluyor.
Bahçeli denetimin güçlendirilmesi için ne istedi?
İstediği şey üç başlıkta toplandı: hukuki, idari ve yapısal tedbirler. Amaç, yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistemin kurulması. Açıklamanın haberlere yansıyan başlığı da buydu: fon piyasasında ve belediyelerde denetim güçlendirilmeli. Bahçeli'nin tarifine göre soruşturmalar bir son değil, sorunların kökünden ele alınacağı bir başlangıç noktası.
Açıklamada başka hangi başlıklar var?
Metnin bir bölümü PKK terörünün maliyetine ayrılmış. Bahçeli, 40 yılı aşkın süredir mücadele edilen PKK terörünün Türkiye ekonomisine hesaplanabilir asgari maliyetinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesiyle 2,3 trilyon dolar olduğunu yazdı; TASAV'ın çalışmasındaki rakamı ise 2 trilyon 170 milyar dolar olarak andı. 6 Şubat depremlerinin maliyetinin 110 milyar doları aştığını, 15 Temmuz'da yaşananları da aynı yazıda hatırlattı. Metinde Cumhur İttifakı'nın fitneyi ve oyunları bozmaya muktedir olduğu vurgusu da geçiyor.
Devlet Bahçeli bu açıklamayı ne zaman yaptı?
3 Ekim Cumartesi günü, saat 17.00 sıralarında. Konuşma ya da basın toplantısı değil, yazılı bir metin; MHP lideri görüşlerini bu metinle duyurdu ve haberler de metnin satırlarına dayanıyor.






