Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye sürecini yavaşlatmaya çalışanlara cumartesi sabahı net bir çağrı yaptı: “Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecine farklı manalar yüklemeye çalışanlar, bir an önce gerçekle yüzleşmelidir.” Ankara'dan duyurulan yazılı değerlendirmede Uçum hem sürecin adını düzeltti hem de önümüzdeki aylar için bir takvim verdi.
Mehmet Uçum kimdir, bu sözleri hangi sıfatla söyledi?
Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili. Sözler bir konuşmadan değil, kaleme aldığı yazılı değerlendirmeden; metin 17 Ekim Cumartesi günü saat 10.03 sularında kamuoyuna ulaştı. Uçum yazısında Terörsüz Türkiye hedefine giden yolu baştan sıraladı: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ağustos 2024'te Ahlat ve Malazgirt'te ortaya koyduğu yaklaşım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin girişimleri, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihli açıklaması.
Terörsüz Türkiye “çözüm süreci” mi, “geçiş süreci” mi?
Mehmet Uçum'a göre ikincisi. “Daha önce ifade ettiğimiz gibi Terörsüz Türkiye hedefine yönelik sürecin adı çözüm süreci değil geçiş sürecidir” diyen Uçum, Meclis'teki komisyon çalışmasının ardından 467 kabul oyuyla çıkan çerçeve yasayı, yani 7595 sayılı Kanun'u hatırlattı; kanun 18 Ağustos 2026'da Resmî Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Takip ve Değerlendirme Kurulu kurulduğunu, alt komisyonların belirlendiğini de yazdı.
İmralı ve Öcalan konusunda Mehmet Uçum hangi sınırı çizdi?
Uçum, Öcalan'ın statüsü etrafında dönen tartışmanın sürecin amacından koparıldığını söyledi. Ona göre mesele, Öcalan'ın 27 Şubat 2025'teki açıklamasında üstlendiği rolü yerine getirebilmesi için gereken koşullar. İmralı'daki alan cezaevi binasına bağlı bir ünite ve tam bu çalışma ortamını sağlamak için kuruldu; açık görüş imkânlarının çeşitlendirilmesi de zamanı geldiğinde aynı çerçevede ele alınabilir. Ama bunları serbest bırakma ya da imtiyaz gibi göstermeyi iyi niyetli bulmuyor. Öcalan'ın bile gündeminde olmayan “özgür kalması” gibi konuları öne çıkaranların süreci yapay tartışmalarla aksattığını da ekledi.
Yazının kapanışına doğru kullandığı benzetme ise daha da kesin: “Ok yaydan çıktı ve hedefe varacaktır.” Uçum eskinin devamının artık maddeten mümkün olmadığını, boşa kürek çekme döneminin geride kaldığını da yazdı; yani Terörsüz Türkiye sürecinde geri dönüş görmüyor.
Süreci aksatmak isteyenler kimler?
Mehmet Uçum üç ayrı odak sayıyor. Birincisi örgüt yöneticileri ve bağlantılı oluşumlar; Öcalan'ın statüsü etrafında yapay tartışma üretmekle suçladı. İkincisi yasal alandaki bazı siyasetçiler ve gruplar; etnik siyaset diline ve pozisyon savaşına dikkat çekti, DEM'in yeniden yapılanma tartışmasını ve “Demokratik Cumhuriyet Hareketi”, “Yurtsever Sol Demokrasi” gibi arayışları iç mesele diye niteledi, ama bunların sürece zarar verecek bir siyasi dile dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Üçüncüsü Türkiye'ye yönelik Batıcı ve neoliberal ideolojik saldırıları destekleyenler.
Erteleme mekanizması nasıl işleyecek, MGK kararı ne zaman çıkacak?
Uçum'un anlattığı sıra şöyle: Önce örgütün fiilî varlığına son verildiği ve silah ile mühimmatın teslim edildiği tespit edilecek. Bu tespit MGK kararıyla teyit edilip Resmî Gazete'de ilan edilecek. İlandan sonra kapsama girenler altı ay içinde, kendileri ya da avukatları aracılığıyla yazılı başvuru yapacak. Başvuruyu cumhuriyet savcılıkları, mahkemeler ve infaz hâkimlikleri inceleyecek; erteleme için üç şart birlikte aranıyor: kişinin örgüt bağlantısı, suçun yasanın kapsamında olması ve istisnalar arasında yer almaması. Ret kararına itiraz yolu açık. Erteleme süresinde yeni bir terör suçu işlenmezse sonuç takipsizlik, davanın düşmesi ya da cezanın infaz edilmiş sayılması olabilir.
Takvim kısmında Uçum net: MGK kararının 2026 sona ermeden alınıp ilan edilmesi için en yüksek çaba gösterilmeli. Bunu sürecin önemli bir eşiği olarak tanımladı.
Yeni anayasa ne zaman, Terörsüz Türkiye ile bağı ne?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, Terörsüz Türkiye'yi bir “diyalog” süreci, yeni anayasa ve demokratikleşmeyi ise ayrı bir “müzakere” süreci olarak tanımladı; ikincisinin birincinin ön şartı gibi öne sürülmesini kabul edilemez buldu. Yeni anayasa için 2028 seçimlerine kadar temel yaklaşımlarda fikri olgunluğun oluşmasını, Meclis'in 29. döneminde ise olabilecek en geniş mutabakatla kabul edilip halkoylamasına sunulmasını hedef gösterdi. Uçum'un seçim takvimi ve referandum çıkışını ayrı haberde yazmıştık; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Roma'da sürece dair konuşmuştu.
Uçum yazısını, Devlet Bahçeli'nin Terörsüz Türkiye hedefinin teslimiyet olmadığı yönündeki 5 Mayıs 2026 tarihli açıklamasını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedefin önüne kimsenin geçemeyeceği mesajını hatırlatarak bitirdi.






