Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten ayrılan çalışanların kullanmadığı yıllık izin ücretini talep edebileceği süreye ilişkin emsal bir karara imza attı. Karara göre bu alacaklarda zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl olarak uygulanıyor.
Dava dosyasına göre 11 yıl boyunca bir işyerinde çalışan ve 2013 yılının Aralık ayında işten ayrılan bir çalışan, kullanmadığı izinlerinin parasını talep etmek için 2019 yılının Ekim ayında mahkemeye başvurdu. Yargıtay, işten ayrılışın üzerinden geçen sürenin beş yılı aştığını belirterek talebi zamanaşımına uğramış kabul etti.
Yargıtay'ın yıllık izin ücretinde zamanaşımı kararı ne diyor?
Karar metninde, "yıllık izin alacağında zamanaşımı süresi 5 yıl olup bu süre fesih tarihinden itibaren başlar" ifadesi yer aldı. Yani çalışan işten çıktıktan sonra beş yıl içinde dava açmazsa, kullanmadığı izinlerin parasını isteme hakkını kaybediyor.

Eskiden zamanaşımı süresi kaç yıldı, ne zaman değişti?
2012-2017 yılları arasındaki uygulamada yıllık izin ücreti alacaklarında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerliydi. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle bu süre 5 yıla indirildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile kapatılan 22. Hukuk Dairesi'nin birleşmesinin ardından verilen kararlarda da 5 yıllık süre istikrarlı biçimde uygulanmaya başlandı.
Bu karar hangi çalışanları ilgilendiriyor?
Karar, emeklilik, istifa ya da işten çıkarılma yoluyla işten ayrılan ve kullanmadığı yıllık izinlerinin parasını almamış milyonlarca çalışanı doğrudan etkiliyor. İşten ayrıldığı andan itibaren beş yılı geçiren çalışanlar için bu alacağı mahkeme yoluyla talep etme ihtimali ortadan kalkıyor.

İşveren için kararın anlamı ne?
Karar, işverenler açısından da sorumluluk süresinin netleşmesi anlamına geliyor. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davalarda işveren, süre aşımı itirazında bulunabiliyor ve mahkeme bu itirazı kabul ettiğinde alacak talebi reddediliyor. Karar yalnız Yargıtay'ın kendi metnine dayanıyor; konuya ilişkin ayrıca bir hukuki ya da yatırım tavsiyesi verilmiyor.
Zamanaşımı süresi neden 10 yıldan 5 yıla indirildi?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, iş hukukunda genel zamanaşımı hükümleri uygulandığı için yıllık izin ücreti alacaklarında 10 yıllık süre geçerliydi. Kanun değişikliğiyle birlikte iş hukukuna özgü daha kısa bir zamanaşımı rejimi getirildi ve bu süre beş yıla çekildi. Yargıtay'ın farklı dairelerinin bu konuda zaman zaman farklı yorumlar yapması, 9. ve 22. Hukuk Dairelerinin birleşmesinin ardından tek bir içtihat çizgisine kavuştu.
Emsal kararın gündeme gelmesindeki kilit nokta, 2017 öncesi dönemde işe başlayıp sonradan ayrılan çalışanların, hangi tarihte işten çıktıklarına bağlı olarak farklı zamanaşımı rejimine tabi olabilmesiydi. Yargıtay bu karışıklığı gidermek amacıyla fesih tarihini net bir başlangıç noktası olarak kabul etti.
İşçiler alacaklarını kaybetmemek için neye dikkat etmeli?
Karar, işten ayrılma tarihinin bu hesaplamada belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Fesih tarihinden itibaren geçen süre beş yılı doldurduğunda, kullanılmayan izin ücreti talebi mahkemece zamanaşımına uğramış sayılabiliyor. Bu noktada Yargıtay, somut olayın tarihlerini esas alarak değerlendirme yapıyor; genel bir öneri ya da tavsiye niteliğinde bir ifadeye kararda yer verilmiyor.
Türkiye'de milyonlarca çalışanın kariyeri boyunca en az bir kez işyeri değiştirdiği düşünüldüğünde, bu emsal kararın önümüzdeki dönemde açılacak işçi alacağı davalarında sık sık referans gösterilmesi bekleniyor. Yargıtay'ın konuyla ilgili başka dairelerinin de benzer yönde kararlar vermesi, içtihadın kalıcı hale geldiğinin bir işareti olarak okunuyor.






