Antalya'daki Kekova Adası açıklarında deniz dibinde yatan bir gemi, resmen dünya rekoruna imza attı. Kekova batığı, yaklaşık 4 bin 700 yıllık yaşıyla Guinness Rekorlar Kitabı'na “dünyanın en eski gemi batığı” olarak girdi. Yani Antalya kıyısında 35-40 metre derinlikte duran Erken Tunç Çağı gemisi, artık resmî kayıtlarda bilinen en eski batık.
Dünyanın en eski gemi batığı nerede?
Kekova Adası açıklarında, Antalya'da, yaklaşık 35-40 metre derinlikte. Adanın bağlı olduğu Demre kıyılarındaki bu sularda sualtı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle yürütüldü. Sahada Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü'nden bir ekip çalıştı; ekibin başında Doç. Dr. Hakan Öniz var.

Kekova batığı nasıl bulundu, ilk başta kaç yaşında sanıldı?
Sualtı çalışmaları 2024'te başladı. Arkeologlar işe kıyı taramalarıyla girdi ve ilk değerlendirmede batığın Osmanlı dönemine, yani 100-400 yıllık bir tarihe ait olabileceği düşünüldü. Bilimsel incelemeler bu tabloyu baştan aşağı değiştirdi. Gemideki amforaların benzerleri Mısır'daki müze yayınlarında tespit edildi ve bu karşılaştırma batığın yaklaşık 4 bin 700 yıl öncesine, Erken Tunç Çağı'na ait olduğunu gösterdi. Öniz de Kekova'daki batığın 4 bin 700 yıllık bir gemi olduğunu söyledi. Keşfi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Ekim ayında kamuoyuna duyurmuştu.
Rakamı gözünüzün önüne getirmek için: 4 bin 700 yıl geriye gidince yaklaşık M.Ö. 2700'lere varıyorsunuz; yani Mısır'da piramitlerin yapıldığı döneme. Batıktaki amforaların Mısır'daki örneklerle eşleşmesi de bu yüzden tesadüf değil.
Guinness Rekorlar Kitabı'na hangi unvanla girdi?
Batık, bu hafta “dünyanın en eski gemi batığı” unvanıyla Guinness Rekorlar Kitabı'na kaydedildi. Kekova batığı böylece hem Antalya'nın hem de Türkiye'nin sualtı arkeolojisi için uluslararası düzeyde bir rekora dönüştü. Guinness Rekorlar Kitabı'nın bu ölçüde eski bir batığı hangi ölçütlerle kaydettiğine dair ayrıntı kaynaklarda yer almıyor.
Batığın içinden ne çıktı, nerede sergilenecek?
Gemi ağırlıklı olarak amfora taşıyordu. Amforalar, antik çağda şarap, zeytinyağı ya da tahıl gibi malların taşındığı iki kulplu toprak küplerdi. Kekova batığındaki amforaların içinde tam olarak ne bulunduğu kaynaklarda belirtilmiyor.
Çıkarılan buluntuların İstanbul'da yeni tamamlanan Dört Deniz Bir Müze'de ve Antalya Kemer'deki Akdeniz Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmesi planlanıyor. Yani dünyanın en eski gemi batığından çıkanlar önümüzdeki dönemde hem İstanbul'da hem Antalya'da ziyaretçiyle buluşması planlanıyor.
Kekova batığı Antalya için ne anlama geliyor?
Antalya kıyıları zaten sualtı arkeolojisinin en yoğun çalışıldığı sahalardan biri; Kekova batığı bu birikime dünya çapında bir unvan ekledi. Bir geminin yaşını amforalar üzerinden çözmek de sahada ne kadar sabır ve karşılaştırma gerektiğini gösteriyor: batık önce 100-400 yıllık sanılmıştı, sonunda 4 bin 700 yıllık çıktı.






