Batı Trakya'da Türk azınlığının okullarına yeni bir kilit vuruldu. Yunanistan'daki Türk azınlık ilkokullarından sekizinin faaliyeti 2026-2027 eğitim-öğretim yılı için askıya alındı; azınlık temsilcileri bunun adı geçici olsa da fiilen bir kapanış olduğunu söylüyor. Bugün tepkiler Lozan Antlaşması'nın tanıdığı hakların hiçe sayıldığı yönünde yükseldi.
Batı Trakya'da hangi Türk okulları kapandı?
Askıya alınan sekiz ilkokulun dağılımı şöyle: Rodop'ta 5, İskeçe'de 2, Meriç'te 1. Okulların köy adları ve etkilenen öğrenci sayısı haberlerde verilmedi. Azınlık temsilcileri askıya alma ifadesini yeterli bulmuyor; okulların fiilen kapandığını söylüyor. Rodop, merkezi Gümülcine olan il; İskeçe ve Meriç de Yunanistan'ın Trakya bölgesinde yer alıyor.
Batı Trakya Türk azınlığı, Yunanistan'ın kuzeydoğusundaki Trakya bölgesinde, ağırlıklı olarak Rodop ve İskeçe'de yaşayan Müslüman Türk topluluğu; hakları Lozan Barış Antlaşması'yla güvence altında.
Yunanistan Türk azınlığının okullarını neden kapattı?
Atina'nın gerekçesi öğrenci sayısı. Öğrenci sayısı belirli bir düzeyin altına düşen okulların kapatıldığı, öğrencilerin de yakın yerleşimlerdeki okullara yönlendirildiği aktarılıyor. Karar Temmuz ayında kamuoyuna yansımıştı; Türkiye Dışişleri Bakanlığı 19 Temmuz'da tepki göstermişti. Azınlık temsilcileri bu gerekçeyi kabul etmiyor. İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ozan Ahmetoğlu, azınlık okullarına özel statüleri gözetilmeden genel bir uygulamanın işletildiğini söylüyor; son yıllarda Türk azınlık ilkokullarının sayısının ciddi biçimde azaldığını da ekliyor. Yunan hükümetinin ayrıntılı bir savunması ise elimizdeki haberlerde yer almıyor; bu yüzden gerekçe, azınlığın ve Ankara'nın aktarımıyla ortaya çıkıyor.
Lozan'dan bu yana kaç Türk okulu kaldı?
Elimizdeki en net rakam, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli'nin 19 Temmuz 2026 tarihli açıklamasından geliyor: sekiz ilkokulun kapatılmasıyla azınlık ilkokullarının sayısı 76'ya düştü. Azınlık temsilcileri ise Lozan Antlaşması'nın imzalandığı dönemde Batı Trakya'da 307 Türk azınlık okulu bulunduğunu aktarıyor; bu sayı azınlık kaynaklı bir hesap olduğu için tek başına resmî veri sayılmıyor.
Batı Trakya Türk azınlığı ne istiyor, kim ne dedi?
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, uygulamayı Türk toplumunun hareket alanını daraltan bir müdahale olarak niteledi; azınlık eğitiminin Lozan Antlaşması'na, ikili anlaşmalara ve uluslararası hukuka dayanan özel bir statüsü olduğunu hatırlattı. Ozan Ahmetoğlu ise Yunanistan Eğitim Bakanlığı'nın azınlıkla istişare yürütmesi gerektiğini, oysa böyle bir diyalog ortamı görmediklerini söyledi; 30 yıldır yapılan çağrıların karşılıksız kaldığını ekledi. Taleplerin özü dört madde: azınlık okullarının özel ve özerk statüsüne saygı, Eğitim Bakanlığı ile istişare, çocukların Türkçe ve Yunanca eğitim alma hakkının korunması ve Atina'nın tutumunu değiştirmesi.
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Hakan Çavuşoğlu ise kapatılan okullar arasında kendi eğitim gördüğü okulun da bulunduğunu belirtmişti. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu da Temmuz'daki kararı azınlığa yönelik planlı bir çabanın parçası olarak nitelemişti.
Türkiye ne diyor, Lozan Antlaşması Batı Trakya için ne söylüyor?
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, kararı 19 Temmuz'da kınadı ve baskıcı olarak niteledi; karar ve uygulamaların Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali olduğunu belirtti. Keçeli, İskeçe 1. Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıf kayıtlarına yeni engeller getirilmesini de azınlığın eğitim haklarını aşındıran uygulamaların bir örneği olarak gösterdi. Ankara'nın Yunanistan'dan beklentisi de açık: Batı Trakya Türk azınlığına dair hak ihlallerini tespit eden uluslararası mahkeme kararlarını ve Avrupa kurumlarının tavsiyelerini uygulaması. Türkiye, azınlığın hak mücadelesini desteklemeyi sürdüreceğini bildirdi.
Lozan'ın azınlıklara ilişkin bölümündeki 45. madde, Türkiye'deki gayrimüslim azınlıklara tanınan hakların Yunanistan'daki Müslüman azınlığa da tanınmasını öngörüyor; Batı Trakya'daki Türk azınlığın hukuki dayanağı da bu hükümle kuruluyor.






