Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken başörtüsü yeniden siyasetin ortasına çekildi. Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), iktidara gelirse kamusal alanda başörtüsü takan kadınlara para cezası kesmeyi düşündüğünü açıkladı. Beklenen tepki geldi; ama beklenmeyen bir biçimde.
Cezayla korkutulmak istenen kadınların yanına, hiç başörtüsü takmamış Fransız kadınlar geçti. Sosyal medyada başlarını örttükleri anı çekip paylaşıyorlar. Mesaj tek cümlede toplanıyor: bu yasa çıkarsa hepimiz takarız.
Planı kim açıkladı?
RN milletvekili Jean-Philippe Tanguy, BFMTV'deki konuşmasında partisinin iktidara gelmesi hâlinde kamusal alanda başörtüsünü para cezasına bağlamak istediğini söyledi. Ceza tutarı telaffuz edilmedi.
Le Pen ne diyor?
Parti lideri Marine Le Pen kamusal alanda başörtüsü yasağını daha önce de gündeme getirmiş, bunun referandumla hayata geçirilmesini önermişti. Éric Zemmour da plana destek verdi.
Fransa'da zaten yasak yok muydu?
Var ama sınırlı. 2004'te devlet okullarında dinî simgeler yasaklandı; 2010'da kamusal alanda yüzü tamamen kapatmak yasa dışı sayıldı. RN'nin önerdiği şey bambaşka: sokakta, otobüste, markette başörtüsü takan yetişkin bir kadına ceza kesmek.
Böyle bir yasa geçer mi?
Hukukçular ihtimali zayıf görüyor. Düzenlemenin Anayasa Konseyi'nden dönme olasılığı yüksek; din ve vicdan özgürlüğü ile kişisel özerklik ilkeleriyle doğrudan çatışıyor. Ancak seçim öncesinde asıl işlev yasanın geçmesi değil, tartışmanın kendisi.
Kampanya ne kadar büyüdü?
Videolar TikTok, Instagram ve X üzerinden hızla yayılıyor. Katılanların çoğu dinî bir gerekçeyle değil, dayanışma için örtüyor. Akıma bazı erkekler de katıldı. Kimi paylaşımlarda başörtüsü bir inanç işareti değil, doğrudan bir itiraz sembolü olarak kullanılıyor.
Neden bu kadar hassas bir konu?
Fransa'da yaklaşık 6 milyon Müslüman yaşıyor; nüfusun onda birine yakın. Laiklik tartışması her seçim döneminde aynı yere geliyor ve faturası çoğu zaman aynı gruba kesiliyor. Bu kez farklı olan şu: itirazı yükselten ses yalnızca hedef alınanların değil.







