Seçim yaklaşırken siyasetçiler seçmene ne vaat eder? Yol, hastane, vergi indirimi. İsrail'de bu sonbahar sandığa giden koalisyonun vitrininde bunların hiçbiri yok. Yarış, Gazze'de kimin daha ileri gideceği üzerinden kuruluyor.
Netanyahu hangi slogana katıldı?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkenin güneyinde yetişkinlere din eğitimi veren bir okulu ziyaret etti. Ziyaret sırasında atılan slogan şuydu: "Yalnızca bir kez olsun ey Tanrım, Filistin'deki iki gözümden birinin intikamını alayım, adları silinsin." Görüntülerde Netanyahu'nun sloganı onaylarcasına başını salladığı görülüyor.
"Adları silinsin" ifadesi mecaz değil; bir halkın varlığının kayıttan düşürülmesini istemek anlamına geliyor. Bunu bir başbakan protesto etmiyor, katılıyor.
Ben-Gvir ne vaat ediyor?
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, Gazze Şeridi'nden Filistinlilerin zorla çıkarılmasını öngören takvimli bir plan hazırladığı bildirildi. Plan basamak basamak yazılmış:
- İlk yıl: 250 bin kişi
- Üç yıl içinde: 1 milyon 110 bin kişi
- Yedi yıl sonunda: 1 milyon 860 bin kişi — yani Gazze'nin boşaltılması
Bu bir öfke cümlesi değil, hedefi ve süresi olan bir program. Uluslararası hukukta karşılığı tek kelimedir: etnik temizlik.
Bu plan resmî mi?
Hükümetin ilan edilmiş politikası değil. Ancak Savunma Bakanı Yisrael Katz, 2 Eylül'de tehcir planının "iptal edilmediğini, şimdilik dondurulduğunu" söyledi. Rafa kaldırılan bir plan, çöpe atılmış plan değildir.
Smotrich ne diyor?
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze'de konuşlandırılması tartışılan çok uluslu gücün "İsrail için tehlikeli" olacağını savunuyor. Yani sahaya üçüncü bir gözün girmesine karşı çıkıyor.
Neden şimdi bu dil?
Çünkü sandık kapıda. İsrail yasama seçimleri en geç 27 Ekim 2026'da yapılacak. Knesset'te 120 sandalye var, hükümet kurmak için 61 gerekiyor. Anket ortalamalarına göre Netanyahu'nun partisi 21-25 sandalye bandında görünüyor — tek başına iktidar için çok uzak bir rakam.
Aritmetik basit: Netanyahu koalisyonu Ben-Gvir ve Smotrich'in tabanı olmadan kuramıyor. O taban ne kadar sert söylemle besleniyorsa, ortak da o kadar sert konuşmak zorunda kalıyor. Sonuç, "kim daha çok yıkacak" yarışına dönüşmüş bir seçim kampanyası.
Bunun Gazze'deki karşılığı ne?
Seçim kampanyası boyunca söylenen her cümlenin sahada bir bedeli oluyor. Ateşkes ihtimali her sertleşen açıklamayla uzaklaşıyor; yardım koridorları siyasi pazarlığın parçası hâline geliyor. Kampanya İsrail'de sürüyor, faturası Gazze'de ödeniyor.
Dünya ne yapıyor?
Açıklamalar var, yaptırım yok. Bir bakanın yedi yıllık tehcir takvimi hazırlaması ve bunun basına yansıması karşısında somut bir uluslararası yaptırım süreci başlamış değil. Tarih, sessiz kalanların adını da yazıyor.







