İstanbul'da iki ayrı adreste çalışan çağrı merkezlerine düzenlenen operasyonda 33 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 23'ü nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı. İstanbul çağrı merkezi dolandırıcılığı soruşturmasında, yaklaşık 300 kişinin aranarak mağdur edildiği belirtiliyor. Soruşturma sürüyor ve tutuklama bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.
İstanbul çağrı merkezi dolandırıcılığı operasyonunu kim yaptı?
Operasyonu İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri yürüttü. Polis, birbiriyle bağlantılı iki adreste faaliyet gösteren çağrı merkezlerini 3 Kasım'da bastı. Adreslerde çok sayıda dijital materyale el konuldu.
“Sel yardımı” dolandırıcılığı nasıl işledi?
Soruşturmanın bulgularına göre şüpheliler iki farklı yöntemle arıyordu. İlkinde kendilerini devlet büyüğü ya da kamu görevlisi olarak tanıtıp “sel felaketi yardımı” adı altında para istedikleri öne sürülüyor. Sel yardımı dolandırıcılık yöntemi, afet duyarlılığını kullanıyordu; telefonu açan kişi “yardıma katkı” diye kandırılıyordu.
İkinci yöntemde ise şüphelilerin önce ürün satışı için aradığı, kişi ürünü teslim almayı reddedince avukat kılığında yeniden arayıp icra takibi ve haciz tehdidinde bulunduğu aktarılıyor. Böylece mağdurların, yasal bir yükümlülükleri varmış gibi korkuyla ödeme yaptığı öne sürülüyor. Şüphelilerin bu işlemler için kişisel bilgileri yasa dışı yollarla edindiği de belirtiliyor.
İstanbul çağrı merkezi dolandırıcılığı operasyonunda kaç kişi tutuklandı?
33 gözaltından 23 şüpheli tutuklandı. Geri kalan şüphelilerle ilgili işlemler sürüyor. Çağrı merkezi dolandırıcılığı soruşturması kapsamında mağdur sayısının 300 civarında olduğu açıklandı. Ödenen toplam tutar ve şüphelilerin dosyadaki tek tek rolleri ise henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Şüphelilerin savunmaları ve suçlamaların ayrıntıları yargılama sürecinde netleşecek.
Çağrı merkezi dolandırıcılığı nasıl anlaşılır?
Telefonda sizi arayan kişi bir kamu kurumunu temsil ettiğini söyleyip para, kart bilgisi ya da hesap numarası istiyorsa, bu bir dolandırıcılık göstergesi. Aşağıdaki işaretler genelde birlikte çıkar:
- “Sel, deprem gibi afet yardımı” adıyla telefonda bağış istenmesi
- Sipariş vermediğiniz ürün için “teslim alın” ya da “bedeli ödenmezse icraya veririz” denmesi
- Aceleyle karar vermeniz için baskı yapılması
- Arayanın sizin kişisel bilgilerinizi bilerek güven kazanmaya çalışması
Böyle bir arama aldığınızda telefonu kapatın, kimseye para göndermeyin ve kart bilgilerinizi paylaşmayın. Dolandırıldığınızı düşünüyorsanız 155 Polis İmdat hattından ya da en yakın karakoldan hemen bildirim yapın; ne kadar erken bildirirseniz paranın izini sürmek o kadar kolay olur.
Bu operasyon sizi nasıl etkiler?
Dolandırıcılık haberleri çoğu zaman “başkasının başına gelir” diye okunuyor, oysa bu örnekte yaklaşık 300 kişinin aynı kalıpla arandığı belirtiliyor. Soruşturmaya göre şüpheliler kişisel bilgileri yasa dışı yollarla edinmişti; yani sizi adınızla soyadınızla arayan biri, bu yüzden güvenilir biri olmuyor. Bilgiye sahip olmak, kamu görevlisi olmak demek değil.
Dolandırıcılığın yöntemi değişse de hedef aynı kalıyor: telefonu açan kişinin korkusu ve acelesi. Benzer bir tablo, 11 ilde yürütülen siber suç operasyonunda da ortaya çıkmıştı.






