Gazze'ye giden insani yardım TIR'larının önünü kesen İsrailli gençler, kamera karşısında ne düşündüklerini saklamadı. Söyledikleri, terörist devlet İsrail'in yetiştirdiği kuşağın ne hâle geldiğini olduğu gibi gösteriyor.
Ne söylediler?
Videodaki sözler, hiçbir yumuşatma yapılmadan, aynen şöyle:
"Hayır, hak etmiyorlar. Bana ne? Öldürün onları. Umurumda bile değil."
"Hayır. Hepsini bilirim. Güvenmiyorum. Buradan defolup gitsinler."
"Tevrat diyor ki: burası bize ait, bize vaat edildi. O yüzden açlıktan geberebilirler — 7 Ekim'de bize yaptıklarının bedelini ödesinler."
"Bence birlik olmalıyız ve hepsini öldürmeliyiz."
"Gazze'ye geri dönüp orayı tamamen ele geçirmeliyiz. Orayı ülkemizin bir parçası yapalım."
Bunları kim söylüyor?
Askerler değil. Gençler — bir kız ve birkaç genç erkek. Üzerlerinde İsrail bayrağı, ellerinde pankart. Yardım TIR'larının önünde duruyorlar.
Yani bu sözler bir savaş meydanında değil, gündelik bir röportajda, gayet sakin bir tonla söylendi.
Neyin önünü kesiyorlar?
Gazze'ye giden insani yardım konvoylarının. Görüntüde arkalarındaki TIR'ın dorsesi un ve gıda çuvallarıyla dolu.
"Açlıktan geberebilirler" ne anlama geliyor?
Aç bırakmanın bilinçli bir politika olarak savunulduğu anlamına geliyor. Konuşan genç, bunu bir dinî gerekçeye dayandırıyor ve açlığı bir ceza olarak tarif ediyor.
Bu görüntüler neden şimdi gündemde?
Görüntüleri paylaşan analist Trita Parsi, videoyu şu notla yayımladı: "Amerikalılar İsraillilerin gerçekte ne yapıp ne söylediğini görmesin diye META ve TikTok algoritmalarını değiştirdiler."
Yani mesele sadece söylenenler değil; bu sözlerin Batı kamuoyuna ulaşmasının engellenmesi.
Videoda ne var?
49 saniyelik görüntü haberin içinde. Türkçe altyazı eklendi; orijinal İngilizce altyazılara dokunulmadı, sözler kelimesi kelimesine çevrildi.
Neden bu başlık?
Çünkü konuşanlar çocuk yaşta. Ve söyledikleri, kendilerinden önceki kuşağın Gazze'de yaptığının aynen devam edeceğini gösteriyor.







