CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe'ye verdiği röportajda tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkında partisinin resmî söyleminden ayrışan bir değerlendirme yaptı.
Tam olarak ne dedi?
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nu "siyasi tutuklu" olarak görmediğini söyledi: "Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil." Adaylık meselesiyle davaların ayrı konular olduğunu da belirtti.
Bu neden dikkat çekti?
Çünkü CHP yönetiminin bugüne kadarki çizgisi bunun tersi yöndeydi: parti, sürecin siyasi saikli olduğunu savunuyor. Partinin eski genel başkanının aynı dosyada farklı bir tanım kullanması, muhalefet içindeki ayrışmayı görünür kılıyor.
Kurultay davası hakkında ne söyledi?
Kılıçdaroğlu, kurultay davasının tarafı olmadığını belirtti ve partideki bölünmenin CHP'ye güç kaybettireceğini vurguladı.
Özgür Özel ile ilişkisi ne durumda?
Kapıyı kapatmadı: mevcut genel başkanla görüşmeye ve seçimde iş birliğine açık olduğunu ifade etti.
Bu açıklama muhalefette ne anlama geliyor?
Muhalefet, mutlak butlan davası ve kurultay tartışmasıyla zaten iki koldan gerilim yaşıyor. Kılıçdaroğlu'nun hem "bölünme güç kaybettirir" deyip hem de partinin en hassas dosyasında farklı bir tanım kullanması, uzlaşma çağrısı ile ayrışma işaretini aynı cümlede taşıyor. Önümüzdeki günlerde parti içinde en çok tartışılacak cümle bu olacak.







