Türkiye'nin en çok arananlar listesinde kırmızı kategoride duran, başına 20 milyon lira ödül konmuş bir isim, Suriye'de cumhurbaşkanlığı danışmanı sıfatıyla Türk televizyonuna çıktı. SDG elebaşı Ferhat Abdi Şahin — bilinen kod adıyla Mazlum Abdi — İlke TV'de gazeteci Banu Güven'in sorularını yanıtladı.
Bu adam kim?
Gerçek adı Ferhat Abdi Şahin. 1967 Suriye doğumlu. İçişleri Bakanlığı'nın "En Çok Aranan Teröristler" listesinde 28 Ekim 2015'ten beri kırmızı kategoride, dokuzuncu sırada yer alıyor. Yakalanmasına yardımcı olacak bilgi için 20 milyon liraya kadar ödül ilan edildi. Türk yetkililere göre PKK'nın gerçekleştirdiği pek çok saldırının emrini o verdi.
Suriye'de ne yapıyor?
27 Ağustos'ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya danışman olarak atandı. Aynı süreçte SDG'nin bağımsız askerî yapısını sonlandırdığı duyuruldu. Yani Şam yönetimi, Türkiye'nin terörist olarak aradığı ismi resmî kadrosuna aldı.
Türkiye'ye gelecek mi?
Soruya net cevap vermedi. "Türkiye'ye ne zaman gideceğim siyasi şartlara ve Türkiye'nin buna ne kadar hazır olduğuna bağlı" dedi. Ankara'dan sinyal olup olmadığı sorulduğunda ise "olumlu sinyaller var" ifadesini kullandı. Bu, kendi beyanıdır; Ankara'dan böyle bir açıklama gelmiş değil.
Röportajda başka ne söyledi?
Türkiye ile ilişkilerin "düzeltilmesi ve yeniden ele alınması" gerektiğini savundu. Kendi geçmişine dair "ana dilim Kürtçe için tutuklanmış bir insanım, 13 yaşında okulda Kürtçe yazdığım için tutuklandım" dedi. Suriye'den yüzlerce yabancı savaşçının ayrıldığını, yüzlercesinin kaldığını kabul etti. Öcalan'la görüşme ihtimaline ise "olursa iyi olur" cevabını verdi.
Resmî Gazete'deki karar ne?
28 Ağustos'ta yayımlanan kararla diplomatik pasaport sahiplerine Türkiye'de görev, turistik seyahat ve transit geçiş için vize muafiyeti getirildi; turistik muafiyet her 180 günde en fazla 90 gün. Karar Suriye'deki yeni yönetimle temasın hukuki zeminini genişletiyor.
Peki bu ne anlama geliyor?
Hukuki durumu değiştirmiyor. Ferhat Abdi Şahin hakkındaki arama kararı ve ödül ilanı yürürlükte. Suriye'de hangi koltuğa oturduğu, Türkiye'nin kendi listesindeki yerini silmez. Şehit sayısı da, o listenin neden var olduğu da hafızada duruyor.







