Ortadoğu'da haritalar sessizce yeniden çiziliyor ve bu kez masada Türkiye var. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, imzadan sonraki haftalarda kurumsal bir yapıya dönüştü. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara'daki Pakistan Savunma ve Şehitler Günü resepsiyonunda anlaşmayı tek cümleyle özetledi.
Güler ne dedi?
Güler, Mekke'de imzalanan anlaşmayı "üç kardeş ülkenin köklü bağlarını ve karşılıklı güvenini stratejik bir zeminde daha da güçlendiren tarihi bir adım" olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise anlaşmayı "bölgesel barış ve istikrarı koruma kararlılığını ortaya koyan bir adım" diye tanımladı.
Mekke Anlaşması tam olarak ne getiriyor?
Dört başlık var:
- Ortak güvenliğin güçlendirilmesi
- Askerî konularda birlikte çalışabilirlik — yani orduların aynı standartlarda, aynı usullerle iş yapabilmesi
- Savunma sanayii iş birliğinin ileri taşınması
- Bölgesel barış ve istikrara katkı
Kâğıt üstünde mi kaldı?
Hayır. Üç ülke arasında Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kuruldu ve komitenin ilk toplantısı Türkiye'nin ev sahipliğinde yapıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile, Yaşar Güler ise Pakistanlı mevkidaşı Hâce Asıf ile İstanbul'da bir araya geldi. Yani anlaşma imza töreninden sonra rafa kalkmadı, düzenli toplanan bir mekanizmaya bağlandı.
Bu üçlü neden bu kadar konuşuluyor?
Çünkü üçünün masaya koyduğu şeyler birbirini tamamlıyor. Pakistan nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke ve kalabalık, tecrübeli bir orduya sahip. Suudi Arabistan enerji ve sermaye tarafını taşıyor. Türkiye ise NATO'nun en büyük ikinci ordusunu ve son on yılda ihracatçı hâline gelmiş bir savunma sanayisini getiriyor. Bu üçü ayrı ayrı zaten güçlüydü; bir araya gelince ortaya bölgesel bir caydırıcılık bloğu çıkıyor.
NATO ile çelişir mi?
Anlaşmanın kamuoyuna yansıyan çerçevesinde NATO'yu dışlayan bir hüküm yok; Türkiye NATO üyesi olmaya devam ediyor. Ancak bu tür ikili ve üçlü savunma anlaşmaları, ülkelere kendi bölgelerinde bağımsız hareket alanı açtığı için Batı başkentlerinde dikkatle izleniyor. Türkiye'nin son yıllardaki çizgisi zaten buydu: ittifak içinde kal, ama tek kapıya bağlı kalma.
İttifak genişler mi?
Bölgede başka ülkelerin de katılabileceği tartışılıyor. Ancak bugün itibarıyla anlaşmanın tarafı olan üç ülke var: Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan. Açıklanmış resmî bir genişleme kararı yok. Bunun ötesindeki her şey yorum.
Türkiye için pratikte ne değişir?
En somut karşılığı savunma sanayiinde çıkacak. Ortak tatbikat, ortak eğitim ve ortak üretim başlıkları açıldığında Türk üreticisi için iki büyük pazar aynı anda erişilebilir hâle geliyor. Suudi Arabistan zaten Türk insansız hava araçlarının müşterisi; Pakistan ise ortak üretime yatkın bir partner. Anlaşmanın en hızlı sonuç vereceği yer burası.







