İstanbul--:--:--
Dolar48,7883 0,08Euro56,1083 -0,08Gram Altın6.865,89 0,94Çeyrek Altın11.116,00 -0,30
İstanbul Post
Arsaş Otomotiv · Eurorepar Car Service
GÜNDEM

Milli Yobazlar

·1.387 okunma·Lokman Çetin Güven
Lokman Çetin Güven

Köşe Yazısı

Lokman Çetin Güven

Milli Yobazlar
Paylaş
Arsaş Otomotiv · Eurorepar Car Service

Yobaz nedir? Kime denir?
Aydın kimdir? Bilimle alakası nedir?
Devrimci nasıl bir şey? Hem de ilerici mi?
İleri gitmek?... Nereye, kiminle ve nasıl?

Bu ülkede birçok kavram gibi yobaz ile aydın, ilerici ile gerici gibi bazı kavramların anlamları uzun zamandır birbirine karışmış sanki.
Aslında öteki, beriki. Beriki de öteki oluvermiş.

Gelin şu 'yobaz gericiler' meselesine yakından bakalım.
Hem de tek bir örnek üzerinden.
Her yapılana, her ileri adıma, her yeniliğe, devrimsel aksiyona karşı çıkanlara, yalnızca takoz olanlara tek bir örnekle bakalım.

BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE "AYDIN"LAR

Birinci Boğaz Köprüsü yapılacak…
Bugün İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan, üzerinden milyonlarca insanın geçtiği o köprü…
O günlerde neler söylenmiş, bir hatırlayalım.

"Köprü İstanbul için felaket olacak" denildi.
Mimarlar ve Mühendisler odası dava açtı.
"Köprüden zenginler geçecek" dedi Bülent Ecevit
"Yıkılır" dedi, İsmet İnönü
"Politikacı palavrası" dedi Çetin Altan
"Boğazın iki yakasındaki zenginlere mal taşıyan kamyonlar geçecek" dedi İlhan Selçuk
"Köprü, her geçen gün toplum bünyesinde korkunç tahribat açacağı bilimsel olarak tespit edilmiş bulunan projedir." dedi yazar Demirtaş Ceyhun
Komedyen, (pardon) Gazeteci Nadir Nadi "Bu köprü sağcıların köprüsüdür" dedi :)
Bir başka komedyen grubu Beşiktaş TİP "İnsanca yaşamak istiyoruz, köprüye hayır diyoruz" dedi. :)
"Boğaz Köprüsünden utanç duyuyoruz" dedi Şiar Yalçın

Peki sonuç?
Köprü yapıldı ve İstanbul'un iki yakası birbirine bağlandı.
Ve bugün o köprüden geçerken kimse "Eyvah! Zenginler karşıya geçti" diye ağlamıyor.
Çünkü mesele köprü değildi.
Mesele, bu hizmeti yapanlara karşı çıkmayı bir dünya görüşü, siyaset anlayışı hâline getirmekti. Mesele, Türkiye'nin önündeki, engel olma, el freni olma görevini yerine getirmekti.

İsimlere dikkat ediniz bunlar kendilerini dönemin "aydın", "ilerici", "devrimci", "bilim yanlısı" kesimi olarak tanımlayan isimler. Anlaşılan o ki, bunlar yanar söner disko ışıkları gibi hiçbir tarafı aydınlatmadığı gibi körlük yaratan, hatta karanlık üreten fake aydınlar.
Bugünkülerden hiç farkı yok değil mi? Yobazlık tarihi tekerrür ediyor. Ha bir de hakkını verelim bugünküler geçmişteki yobazlara taş çıkartır. Hem komiklikte hem de inanmışlıkta.

Bu yobaz takımı,
Zamanın başbakanı Süleyman Demirel'i ve DPT müsteşarı Turgut Özal'ı birinci boğaz köprüsüne, bugünkü adıyla 15 Temmuz köprüsüne, yapım izni verdikleri için mühendisler odasından attılar. Çok 'bilimseller' ya.

BİLİM, BİLİMSEL, ÇAĞDAŞ DEDİĞİMİZ ŞEY NEDİR?

Varın düşünün, bir de Şehir hastaneleri ya da Sabiha Gökçen havaalanı ya da üç pistinden aynı anda üç uçak havalanan İstanbul Havalimanı ya da Yusufeli Barajı ya da Savunma Sanayii ya da şuna, buna, her şeye karşı ne dediklerini yazsak…
Evet, haklısınız sayfa da zaman da yetmez bu yobazlıkları ve söylemleri ifşa etmeye.

Daha da ilginci şu:
Bu çevreler kendilerini sürekli "bilimden yana" olarak tanımladılar.
Fakat bilime en büyük saygısızlık, bilimsel inceleme yapmadan peşin hüküm vermeleridir.

Bir proje yapılacak…
"Olmaz!"
Bir yol yapılacak…
"Doğayı mahveder!"
Bir köprü yapılacak…
"İstanbul'un sonu!"
Bir havaalanı yapılacak…
"Uçaklar inemez!"
Bir hastane yapılacak…
"Bunun da bir sakıncası vardır!"
Bir savunma sanayii projesi yapılacak…
"Buna da mutlaka bir kulp bulmalıyız!"
Sonra bütün bunların üzerine kocaman bir etiket: BİLİMSEL.
İnsan gerçekten ne diyeceğini şaşırıyor.

İstanbul Havalimanı'nın yapımına kulp bulamayıp "kuşların yolunu kapatıyor", yok olmadı "burada rüzgâr çok uçaklar inemez" diyen ahmak aydın tabii ki "yahu balıklar ürküyor füze denemesi yapmayın" diyen liderin peşinden gidecek.
Ancak savaş çıkarmış, balık yumurtalarını düşmana atarak savaşı kazanamazmışız aklına bile getirmiyor.
Ey ışıklar içerisinde uyuyasıca sahte aydın, yahu insan hiç mi kendisine şu soruyu sormaz?
"Benim aklıma gelen bu basit ayrıntıları, o projeyi hazırlayan mühendisler, mimarlar, şehir plancıları, meteorologlar ve bilim insanları düşünmemiş olabilir mi?"

"DEVRİMCİ" AMA DEVRİME KARŞI!

Bu sözde 'bilime âşık' kendini aydın olduğuna inandırmış yobazlar kendilerini devrimci diye lanse etmezler mi? İnsan ne tarafıyla güleceğini bilemiyor.
Yeniliğe karşı, teknolojik gelişmelere, altyapı yatırımlarına karşı, yerin altından, üstünden, havadan, uzaydan gitmeye karşı, modern hastane, havaalanı, üniversite ve bilcümle devrime karşı ama "devrimci". Allah sizin iyiliğinizi verMEsin inşallah.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bu zihniyetteki insanlarla ileri gitmesi, devrim yapması, muasır medeniyet seviyesine ulaşması, çıtayı yükseltmesi mümkün değildir.
Nereye, kiminle ve nasıl ilerleyeceğimize karar vermek için geçmişte önümüze kattığımız insanlarla bugün önümüze düşenlerin eserlerini kıyaslayıp kimin ilerici, aydın, devrimci olduğuna karar vermemiz gerekiyor.

Mesai arkadaşlarımdan biri bugünlerde Kanal İstanbul'a takmış.:)) İleride gurur dolu cümleler kurarken bugünleri hatırlamayacak tabii.
Tıpkı bir zamanlar Boğaz Köprüsü'ne karşı çıkanların, bugün köprüyü İstanbul'un sıradan bir parçası olarak görmeleri gibi…
Tarih garip bir öğretmendir.
Bugünün "felaket" dediği şey, yarının "Nasıl olmuş da bunu daha önce yapmamışız?" dediği şeye dönüşebilir.

Bir zamanlar Boğaz Köprüsü'ne karşı çıkanların sözlerini bugün okuduğumuzda bize komik gelmesinin sebebi yalnızca yanılmış olmaları değil.
Asıl komik olan, kendilerini ilericiliğin temsilcisi olarak görürken ilerlemenin önüne set çekmiş olmalarıdır. Onlar eserlere baktıklarında yobaz sandıkları kişinin karşılarındaki değil, aynada duran kişi olduğunu görürler.

Bu yazı da bugünlerde Kanal İstanbul'a takılan mesai arkadaşımın şahsında, aynı şekilde düşünen bütün "aydınlara" küçük bir istek şarkısı olsun.
Belki bir gün dinlerler.
Belki bir gün düşünürler.
Belki bir gün…
"Yahu, biz neye karşı çıkmışız?" derler.

Okur Yorumları (11)

  • LC
    Lokman Cetin Guven· 8 Eylül 2026 16:22

    Yorumlar için teşekkür ediyorum. Savunma mekanizması hızlı çalışanlar yzının özünü kaçırıp nereden haklı çıkarım arayışına girmişler. Bizim en büyük problemimiz işte bu. Meseleyi anlamak yerine "sıra bana gelsin de ben de diyeceklerimi diyeyim" düşüncesiyle karşı tarafın ne dediğini ıskalıyoruz. Köprüyü yaptıran Demirel'in odadan atılmasının diğer gerekçelerinin de olması durumu değiştirmez. Turgut Özal köprüye resmî "Olumlu Görüş" raporunu hazırlayarak projenin önünü açan tek kişiydi. EMO açıklamasının tersine ihraç iddialarını ısrarla dile getirenler de mevcut. Özal'a da Demirel'e de hizmet ettiler diye eziyet ettiler mi? EVET. Mesele budur. Siz de bu açıdan bakınız.

  • AB
    Abdulfettah Beyoğlu· 8 Eylül 2026 13:38

    Güzel bir bakış açısı. Önemli olan peşin hüküm vermek değil; araştırmak, anlamak ve yapılan işleri sonuçlarıyla değerlendirmek.

  • E
    Engin· 8 Eylül 2026 12:32

    Yazılarınızı gururla okuyor takip ediyorum Yüreğinize kaleminize sağlık Maalesef ülkemizde ne yaparsanız yapın sizi alkışlamayacak yaptıklarınızı yıkacağız diyen bir zihniyetten, TOGG’un elektrikle mi mazotla mı çalıştığını hala idrak edemeyen malum zihniyetin sunucusuna kadar ; Vatanımız Milletimiz Devletimizin bekası için Savunma Sanayimizde yapılanları göremeyen sözüm ona aydın devrimci yobaz kitle umulur ki bir gün çok geç olmadan uykudan uyanmış olsun… Sözün özü İç cepheyi güçlendirelim safları sıklaştıralım…

  • AD
    Adile Dikmen· 8 Eylül 2026 10:49

    Bu yazının anlattığı tartışmanın özünde önemli bir gerçek var: Türkiye’de geçmişte yapılan büyük projelere yönelik çok sert itirazlar oldu ve bugün o itirazların bir kısmının ne kadar isabetli olduğu ayrıca tartışılabilir. Boğaziçi Köprüsü bunun en bilinen örneklerinden biri. Ancak geçmişi değerlendirirken sloganlarla değil, belgelerle konuşmak gerekir. Örneğin Demirel’in İnşaat Mühendisleri Odası’ndan ihraç edilmesini doğrudan “köprüyü yaptığı için ihraç edildi” diye anlatmak doğru değil; İMO’nun kendi açıklaması da ihracın başka bir nedenle olduğunu belirtiyor. Turgut Özal’ın EMO’dan atıldığı iddiası ise EMO tarafından açıkça yalanlanmış durumda. Buna rağmen şu soru hâlâ ortada: Dün büyük altyapı projelerine “olmaz, gereksiz” diyerek karşı çıkan zihniyet, bugün Türkiye’nin kalkınma hamlelerine neden sürekli şüpheyle yaklaşıyor? Eleştirmek elbette herkesin hakkı; fakat yapılan her büyük projeyi peşinen kötülemek de sağlıklı bir yaklaşım değil. Benim için mesele hangi parti ya da hangi

  • MD
    Mehmet DUĞAN· 7 Eylül 2026 23:27

    Hocam, Yazını büyük bir ilgiyle okudum.İçimden geçenleri yazmışsınız.Gönlümün tercümanı olmuşsunuz.Bizden gibi görünüp bizden olmayan , iyiliğe köstek , kötülüğe destek olan bir grup var maalesef.

  • MA
    Macid Arpali· 7 Eylül 2026 23:09

    Sayın Lokman Güven makalesinde, ortak bir özelliği paylaşan bir grup insanı isabetli bir şekilde tespit ediyor: Bu kişiler, toplumsal korkuları körükleyip ideolojik bir fanatizm sergileyerek, İstanbul'da köprülerin inşasına karşı çıkmak için bu taktikleri kullanıyorlar. Sayın Lokman Güven'in bu grupta yer aldığını doğru bir şekilde belirttiği kişiler şunlardır: 1. Bülent Ecevit 2. İsmet İnönü 3. Çetin Altan 4. İlhan Selçuk 5. Demirtaş Ceyhun 6. Nadir Nadi 7. Beşiktaş TİP grubu 8. Siar Yalçın Makalenin devamında Sayın Lokman Güven, söz konusu kişilerin nasıl bir direniş —özellikle de ilerleme ve kalkınmaya karşı bir direniş— sergilediklerini ortaya koyan ikna edici bir tarihsel anlatım sunuyor. Sayın Lokman Güven bu durumu makalesinde son derece açık, şeffaf ve gerçekçi bir biçimde tasvir etmiştir. Makalenin sonlarına doğru Sayın Lokman Güven, bu kişilerin öne sürdüğü iddiaların aslında bir yanılsamadan ibaret olduğunu etkili bir şekilde ortaya koyuyor. Cok iyi bir makale.

  • EZ
    Erol Zengin· 7 Eylül 2026 22:29

    Hocam kaleminize, yüreğinize saglık, benim gibi ülkemin güzel insanının (büyük çoğunluğun) duygularına tercüman olmuşsunuz.. Selçuku Devleti ive Osmanlı Devleti'nin devamı olarak bu topraklara kök salan Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşinda.1 asır boyunca Ülkesine hizmet yapmak isteyen vizyon sahibi,proje üreten savunmada, ulaşımda, savunma sanayiide, sağlıkta vb. cağ atlatan ülkem insanı ile hiçbir surette hizmet yapılmasını istemeyen, engellemeye çalışan hiçbir bir proje üretip gercekleştiremeyen ülkem insanı arasında mücadeleye sahne oldu.Sonüc olarak çekilen bunca zorluk ve mücadele sonucunda Türkiye küresel lige çıktı.86. milyon kazandı.

  • SG
    Sevgi GÜVEN· 7 Eylül 2026 21:41

    Değerli Yeğenim! Sevgili Evlat! Köşey azılarını İnşaallaht akip edeceğim;Öncelikle Hayılı ve Hayırlara vesile; Konuşan yüreğin , yazan kalemin daim olsun. Bu ÜLKEDE YOBAZ bitmez,Bence yobazlarında bir tam YOBAZI,bIirde yobaz olma gayretinde olup; olmak içinde gördükleri şeyleri görmezden ve ne için yapıldığını anlamazdan ve Görüşten görmezden gelenler varki,en tehlikeli yobazlarda bunlar.Çünki bunlar kördür görmez,sağırdır duymaz,anlatsan anlamazlar. Önemli olan yobazlar değil;BU Ülke için Yardan ve Serden GEÇİP,Gecesini gündüzüne katarak,ÜLKESİ VE MİLLETİ İÇİN hep Önde giden,Süper zeka,Gençlerin SAYILARININ artmasıdır. Selam ve Dua ile. SEVGİ'DEN SEVGİLER

  • ST
    Sadık Turgut· 7 Eylül 2026 21:08

    Amacına uygun olmayan yorumları yapanların bu toprakların çocukları olmayı hiç denemediler oysa deneseler bizim almış olduğumuz hazin tadına lezzetine hayran kalırlardı. Denemediler ayrık otu gibi sanki bu topraklara misafir gibi konumlandılar.

  • CD
    Cafer durmaz· 7 Eylül 2026 20:45

    Ben geçmişte bir anekdot okumuştum Semiramis Pekkan Sedat simavi'ye Boğaziçi köprüsünün ayakları pekkan'ların yalıya denk geldiğini bunedenle köprü yapımını engellemesini söylüyor Simavi gazetesinde kampanya başlatıyor sözüm ona aydınlar hemen zıplıyor bunlar hala AHBAP'ı savunanlarla aynı aydınım diyen gericiler ne demişti rahmetli ÖZAL bir proje yapacaksan bu kitleye bakarım eleştiriyorlar hemen yaparım onaylıyorlarsa tekrar gözden geçiririm

  • MP
    Mustafa Pamuk· 7 Eylül 2026 20:25

    Maalesef ki sonuçları tahmin edemeyecek vizyonsuzlukları itiraz etme sebepleri ama acı ikan tarafı bu vizyonsuzlukla şair yazar bilim adamı yada siyasetçi olmuşlar . Biz bu adı geçenlerde daha ileri gidecek kafada olmamız lazimken TAKOZ OLUYORLAR

Yorum yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Son dakika haberleri anında

İstanbul Post'u X'te takip edin — @istanbulpost26

Takip Et
Reklam
Nursan Spor
Spor zemini & çelik konstrüksiyon — 2013'ten beri
Teklif Al
NOVA AI robotuYAPAY ZEKA AJANSINOVA AIweb tasarım · yazılım · otomasyonnovaajans.tr