İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 9 Eylül Çarşamba günü Suriye toprağı olan Şeyh Dağı'nın zirvesine çıktı. Dürbünü kaldırıp aşağıdaki ovaya, yaklaşık 35 kilometre ötedeki Şam'ın bulunduğu yöne baktı; ardından kamera karşısına geçip şu cümleyi kurdu: "Hermon Dağı'ndan Yermuk Nehri'ne, oradan Akdeniz'e kadar tüm alanı kontrol ediyoruz."
Ziyarette Netanyahu'nun yanında Savunma Bakanı Yisrael Katz, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Tamir Yadai, Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Rafi Milo ve 210. Tümen Komutanı Tuğgeneral Yair Palai yer aldı. Kareler İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından servis edildi; yani görüntü sızmadı, bilerek yayınlandı.
Netanyahu tam olarak ne dedi?
İsrail Başbakanlık Ofisi'nin paylaştığı video mesajda Netanyahu, "Hermon Dağı'nın zirvesindeyiz. Şam burada, Lübnan şurada, Suriye Golan'ı ise şurada" diyerek çevresini işaret etti ve bu ölçekte bir kontrolün "daha önce hiç var olmadığını" savundu. Aynı konuşmada iki cümle daha kurdu: "Sınırımızda hiçbir terör ordusunun yerleşmesine izin vermeyeceğiz" ve "İran'daki terör rejimini yenmeye kararlıyız, bunu yapacağız."
Savunma Bakanı Katz ise mesajı doğrudan adres göstererek verdi: "35 kilometre ötede, aşağıda Şam'daki sarayında oturan Suriye Devlet Başkanı'na çok güçlü ve net bir mesaj gönderiyoruz: Buradayız, Şeyh Dağı'ndayız, güvenlik bölgesindeyiz ve buradan hiçbir yere gitmiyoruz." Katz, İran'a atıfla "İki kez vurduk, gerektiğinde üçüncü kez de vururuz" ifadesini kullandı.
Şeyh Dağı nerede, neden bu kadar kritik?
Arapça adıyla Cebel-i Şeyh, uluslararası literatürde Hermon Dağı olarak geçen kütle, Suriye'nin Kuneytra ilinde, Suriye-Lübnan sınır hattında ve işgal altındaki Golan Tepeleri'nin hemen kuzeyinde yükseliyor. Zirvesi yaklaşık 2 bin 800 metre. Buradan Şam ovası, Lübnan'ın Bekaa hattı ve Golan aynı anda gözlenebiliyor. Bölgenin askeri değeri tam olarak bu: dağın tepesini tutan taraf, üç ülkenin hava ve kara hareketliliğini radarla ve gözle aynı anda takip edebiliyor.
| Şeyh Dağı (Cebel-i Şeyh / Hermon) | |
|---|---|
| Bulunduğu il | Kuneytra, Suriye |
| Zirve yüksekliği | yaklaşık 2.800 metre |
| Şam'a uzaklık | 35 kilometre |
| İsrail kontrolüne geçişi | Aralık 2024, Esad rejiminin düşüşünün ardından |
| Ziyaret tarihi | 9 Eylül 2026 |
Şam ve Amman nasıl karşılık verdi?
Suriye Dışişleri Bakanlığı aynı gece yazılı açıklama yaptı. Metinde şu ifade yer aldı: "Suriye Arap Cumhuriyeti, İsrail işgal Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye topraklarına yasa dışı girişini ve Şeyh Dağı'ndaki turunu şiddetle kınıyor; bu provokatif bir adım, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün, aynı zamanda uluslararası hukukun açık bir ihlalidir." Şam, İsrail'in Suriye toprağındaki saldırılarının sürmesini "bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanış" olarak niteledi ve doğacak bütün sonuçların sorumluluğunu İsrail'e yükledi.
Aynı açıklamada Birleşmiş Milletler'e ve etkili ülkelere çağrı yapıldı: saldırıların durdurulması ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na dönülmesi istendi. Ürdün Dışişleri Bakanlığı da Netanyahu'nun "yasa dışı" girişini kınayarak bunun Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olduğunu, uluslararası hukukun bariz şekilde çiğnendiğini bildirdi ve İsrail'in Suriye topraklarındaki işgale son vermesini talep etti.
İsrail Suriye topraklarına ne zaman girdi, 1974 anlaşması ne diyor?
1974'te Suriye ile İsrail arasında imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması, iki ordu arasında BM'nin devriye gezdiği bir tampon bölge oluşturuyordu. Bu düzen, 8 Aralık 2024'te Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin hemen ardından bozuldu; İsrail ordusu ayrıştırma hattını aşarak tampon bölgeye ve Şeyh Dağı'nın Suriye tarafındaki zirvesine yerleşti. Netanyahu'nun ve kabine üyelerinin bugün "güvenlik bölgesi" diye tarif ettiği alan, hukuken hâlâ Suriye toprağı olarak tanınıyor.
Bu, İsrail hükümetinin Esad sonrası dönemde Suriye içindeki mevzilere yaptığı ilk üst düzey ziyaret değil; ancak başbakan düzeyinde, kamera karşısında ve "Akdeniz'e kadar" iddiasıyla yapılan bir çıkış, Şam yönetiminin BM'ye taşıdığı dosyayı yeniden en üst sıraya oturttu.







