Osman Gökçek, gazeteci Murat Ağırel'e uzun bir açıklamayla cevap verdi. Merkezinde tek bir soru var: ekranlarda günlerce İbrahim Melih Gökçek'in adını veren Ağırel, savcılık ifadesinde neden o ismi bir kez bile anmadı?
Osman Gökçek ne dedi?
Açıklamanın tamamı şöyle:
Sayın Murat Ağırel'in ortaya attığı iddiaların ardından yapılan medya taraması, konunun kamuoyunda nasıl ve ne ölçüde işlendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yaklaşık 233 gazete haberi, 4094 internet haberi ve 19 saati aşkın televizyon yayını gerçekleştirilmiş; bu süreçte babam İbrahim Melih Gökçek'in ismi sistematik biçimde kamuoyunun gündemine taşınmıştır.
"BASINDA ÇIKAN" iddialar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır.
Kamuoyunun cevap beklediği ilk ve temel soru şudur:
Günlerce televizyonlarda, gazetelerde ve internet yayınlarında "İbrahim Melih Gökçek" adını zikrederek yurt dışına para çıkarıldığına dair son derece ağır ithamlarda bulunan Sayın Murat Ağırel, savcılık huzurunda verdiği ifadede İbrahim Melih Gökçek'in ismini neden bir kez dahi geçirmemiştir?
Bu çelişkinin somut örneği, 31 Ağustos 2026 tarihli Yurttaş TV yayınında (Adliye önü açıklama) yer almaktadır. Sayın Ağırel söz konusu yayında, "Melih Gökçek ve oğlu Ahmet Gökçek ile Hülya Gökçek'in Düsseldorf'ta kurmuş olduğu bir şirket var" demek suretiyle babamın ismini açıkça kullandığı sadece bir örnektir.
Ekran karşısında isim vererek bu denli ağır bir iddiada bulunan bir kişinin, savcılık ifadesinde aynı ismi tamamen yok sayması izah edilmesi gereken ciddi bir tutarsızlıktır.
Kamuoyu önünde günlerce isim zikredip ithamda bulunmak, konu yargı mercileri önüne geldiğinde ise aynı ismi bir kez bile anmamak kabul edilebilir bir durum değildir. Sayın Ağırel'in bu çelişkiyi öncelikle kamuoyuna açıklaması gerekmektedir.
İkinci ve en az bunun kadar önemli olan husus, Sayın Ağırel'in televizyon yayınlarında Türk yargısına yönelik kullandığı dil ve takındığı tavırdır.
Ben ve 25 yıl Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış olan babam İbrahim Melih Gökçek, devam eden soruşturmaya zarar vermemek adına soruşturmanın esasına ilişkin herhangi bir açıklama yapmaktan özellikle kaçınmış; Türk adaletine güvendiğimizi ve ortaya çıkacak hukuki sonuca saygı duyacağımızı açıkça beyan etmişizdir.
Buna rağmen Sayın Murat Ağırel, babamın ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılmasını gerekçe göstererek Cumhuriyet Başsavcılığını ve yargı mekanizmasını zan altında bırakmakta, kamuoyunda adalete yönelik şüphe üretmeye çalışmaktadır.
Buradan Sayın Murat Ağırel'e açıkça soruyorum:
Devam eden bir soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığının tesis ettiği hukuki işlemler üzerinden Türk adaletini suçlama ve kamuoyunda şüphe uyandırma hakkını kendinizde nasıl görüyorsunuz?
Kamuoyu önünde günlerce "İbrahim Melih Gökçek" dedikten sonra savcılık ifadenizde İbrahim Melih Gökçek'in ismini neden zikretmediğinizi açıklamak yerine, şimdi neden savcılığı ve yargı mekanizmasını hedef alıyorsunuz?
Siz kim oluyorsunuz da Türk adaletinin yerine kendinizi koyup, devam eden bir soruşturma hakkında yargı makamlarına talimat verircesine konuşma hakkını kendinizde buluyorsunuz?
Adalet kişilere göre değişmez.
Adalet makamlara göre değişmez.
Adalet, bir gazetecinin veya bir siyasetçinin beklentisine göre şekillenmez.Biz Türk adaletine güveniyoruz. Soruşturmanın sonucunu sükûnetle ve hukuka bağlılık içinde bekliyoruz.
Bu açıklamalarımı ispatlamak amacıyla, savcılıkta İbrahim Melih Gökçek'in ismini tek kelime dahi zikretmeyen; buna rağmen yaptığı yayında kendisini suçlamaya devam eden, Türk adaletine parmak sallayan ve kendisini hukukun üstünde gören Murat Ağırel'in videosunu izlemenizi rica ediyorum.
Ortada ne var?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, basında çıkan iddialar üzerine bir soruşturma başlattı. İbrahim Melih Gökçek'in ifadesi alındı ve serbest bırakıldı. Soruşturma devam ediyor; ortada verilmiş bir mahkeme kararı, kesinleşmiş bir suçlama ya da açılmış bir dava yok.
Osman Gökçek'in asıl iddiası ne?
İki başlık: birincisi, Ağırel'in ekranda söylediğiyle savcılıkta söylediğinin örtüşmediği; ikincisi, Ağırel'in yargı sürecine dair kullandığı dilin savcılığı zan altında bıraktığı. Gökçek soruşturmanın esasına dair tek kelime etmiyor — tartışmayı tamamen bu iki usul meselesi üzerine kuruyor.
Rakamlar ne anlatıyor?
Açıklamada verilen medya taraması sonucu tek başına dikkat çekici: 233 gazete haberi, 4.094 internet haberi ve 19 saatten fazla televizyon yayını. Henüz iddianame bile yokken bir ismin kamuoyunda ne kadar yer kapladığının ölçüsü bu.
Karşı taraf ne diyor?
Murat Ağırel'in bu açıklamaya verdiği bir yanıt bulunmuyor. Ağırel daha önce yaptığı yayınlarda iddialarının arkasında durduğunu belirtmişti. Soruşturma sürdüğü için iki tarafın da beyanları bu aşamada iddia niteliğindedir; karar mercii yargıdır.







