Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, insansız hava aracından sonra sıradaki hedefi açıkladı: küçük modüler reaktör. Kısa adı SMR. Bayraktar'ın cümlesi net: "Birkaç sene içinde SMR'leri yapabileceğimize inanıyorum."
Küçük modüler reaktör (SMR) nedir?
Klasik nükleer santral devasa bir tesistir; sahası, soğutma suyu, yıllarca süren inşaatı ve milyarlarca dolarlık maliyeti vardır. SMR bunun tam tersi: fabrikada seri üretilen, parça parça taşınıp yerinde birleştirilen küçük reaktör. Bir tır dorsesine sığacak boyutlara inen tasarımlar var.
Bu reaktörler nerelere takılabilecek?
İşin asıl çarpıcı tarafı burası. SMR'ler boyutları sayesinde sabit bir santral sahasına mahkûm değil. Yakın gelecekte bu reaktörler:
- Gemilere — yakıt almadan yıllarca seyredebilen ticari gemiler
- Denizaltılara — nükleer tahrikli denizaltıların temeli zaten bu ölçekteki reaktörlerdir
- Fabrikalara — kendi elektriğini ve buharını üreten sanayi tesisleri
- Şebekeden uzak bölgelere, veri merkezlerine ve maden sahalarına
Yani elektrik ayağınıza gelmiyorsa, santrali ayağınıza getiriyorsunuz.
Bayraktar ne kadar zamandır bu işin içinde?
TMRS Energy ile 1,5-2 yıldır küçük modüler reaktörler üzerine çalıştıklarını söyledi. Yaklaşımını şöyle anlattı: "Biz şöyle dedik: En azından ulaşabileceğimiz en yakın dağ hangisiyse ona ulaşalım. Burası bize en yakın alan. Buradan başlayalım, sizler de zamanla oralara uzanırsınız diye düşündük."
Neden bu kadar önemli?
Bayraktar bunu doğrudan bağımsızlık meselesine bağladı: "Biz inanıyoruz ki bir anlamda enerjideki bağımsızlığımızın önemli yapı taşlarından birisi küçük modüler reaktörler olacak. Bu, havacılıktaki kırılım gibi bir nokta aslında."
Havacılıktaki kırılım benzetmesi boşuna değil. Türkiye yirmi yıl önce insansız hava aracını dışarıdan almaya çalışıyordu, alamadı, kendi yaptı ve bugün ihraç ediyor. Bayraktar aynı hikâyenin enerjide tekrarlanabileceğini söylüyor.
Elektrik talebi neden bu kadar arttı?
Bayraktar, dünyada elektrik tüketiminin geometrik şekilde arttığını, bunun da bu teknolojiyi tarihî bir fırsat hâline getirdiğini söyledi. Sebebi ortada: yapay zekâ veri merkezleri, elektrikli araçlar ve sanayinin elektrifikasyonu. Dünyanın enerji açığı büyürken, sahada kurulabilen küçük reaktör bir anda stratejik bir ürüne dönüşüyor.
Gençlere ne söyledi?
"Sizler de bir anlamda bizlerin bağımsızlığı, milletimizin ve medeniyetimizin bağımsızlığı adına, dünyada enerjiye ulaşamayan 600 milyon insan adına bu enerjinin anahtarlarını, paradigma dönüşümüyle birlikte SMR'lerde yaşanan gelişmeler sayesinde açacaksınız."
Peki bu iş kolay mı?
Değil. SMR'de asıl engel mühendislik kadar lisanslama: nükleer düzenleyici onay süreçleri yıllar sürer, yakıt tedariki uluslararası anlaşmalara bağlıdır. Bayraktar'ın "birkaç sene" dediği şey tasarım ve prototip; sahada elektrik üreten bir SMR bundan daha uzun bir yol. Ama o yola girmiş bir ülke ile hiç girmemiş ülke arasındaki fark, tam da yirmi yıl önce İHA'da yaşananın aynısıdır.
Görüntü: TEKNOFEST konuşması.







