Bir ülkenin başkanı, kendi merkez bankasını halka açık biçimde tehdit ediyorsa mesele faiz oranı değildir; bağımsızlıktır. Donald Trump cuma günü tam da bunu yaptı: Fed faizi indirmezse, ABD'nin ticaret açığı verdiği ülkelerle ticareti durduracağını söyledi.
Cümle ne?
Trump'ın mesajı iki parçalı: Fed'e "faizleri düşürün" çağrısı ve arkasından gelen tehdit — aksi hâlde ABD'nin açık verdiği ülkelerle ticaret kesilecek.
Neden şimdi?
Çıkış, ağustos istihdam verisinin açıklanmasının hemen ardından geldi. Trump aylardır Fed Başkanı Jerome Powell'a "geç kalıyorsun" baskısı yapıyor; bu sefer sopayı doğrudan gösterdi.
Fed böyle bir baskıyla ne yapar?
Hukuken hiçbir şey yapmak zorunda değil. Fed'in para politikası kararları başkana bağlı değildir; komite oylamayla karar verir. Ama piyasa açısından mesele hukuk değil algı: merkez bankasının siyasi baskı altında olduğu izlenimi doların ve tahvilin fiyatını doğrudan etkiliyor.
Tehdit uygulanabilir mi?
"Ticareti durdurmak" pratikte tarife ve kota demek; ABD'nin en çok açık verdiği ülkeler Çin, Meksika ve Avrupa Birliği. Böyle bir adım kendi tüketicisine de fatura çıkarır. Yani cümle, uygulanmaktan çok bir baskı aracı olarak kuruldu.







