Küresel emtia piyasasında bu hafta sert bir satış dalgası yaşandı. ABD Merkez Bankası Fed'in faizleri uzun süre yüksek tutacağı yönündeki şahin beklentiler, özellikle değerli metaller üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Altın ve gümüş fiyatlarındaki gerileme, yatırımcının gözünü bu kez 22 Ekim'de açıklanacak TCMB faiz kararına çevirdi.
Haftalık verilere göre gümüşte düşüş yüzde 6,3'ü bulurken onsu 55,4 dolara kadar geriledi; bu seviye son üç ayın en düşük noktası olarak kayda geçti. Platin yüzde 3,4 değer kaybederek onsu 1.598,20 dolara indi, paladyum da yaklaşık yüzde 3,2 geriledi. Altın ise görece sınırlı bir kayıpla yüzde 0,7 düşüş kaydetti.
Altın ve gümüş neden düştü?
Analistlere göre tablonun arkasında iki ana etken var: ABD'de enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi, Fed'in faiz artışlarını uzun süre masada tutacağı ihtimalini güçlendirdi. Buna küresel büyümeye dair tedirginlik eklenince, yatırımcı güvenli liman olarak gördüğü değerli metallerden çıkış yaptı. Gümüşteki yüzde 6,3'lük kayıp, son üç ayın en sert haftalık düşüşü oldu.
Altın fiyatı ne zaman tekrar yükselir?
Piyasa, Fed'in bir sonraki toplantısında vereceği sinyalleri yakından izliyor. Faiz artışının öne çekilmesi ya da gecikmesi, altın ve gümüş fiyatlarını kısa sürede yeniden hareketlendirebilecek güçte. Türkiye'de ise iç piyasadaki fiyat, uluslararası seyrin yanında dolar kurundan da besleniyor; bu yüzden yurt içi gram altın fiyatı küresel düşüşü bire bir yansıtmıyor.
TCMB faiz kararı ne zaman, altını nasıl etkiler?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararı 22 Ekim'de açıklanacak. Para politikası kurulunun atacağı adım, hem döviz kurunu hem de yurt içi altın talebini etkileyecek en kritik gelişme olarak öne çıkıyor. Faizin sabit kalması ya da indirilmesi ihtimali, yatırımcının altına yönelip yönelmeyeceğini belirleyecek.
Bu düşüş yatırımcıyı nasıl etkiler?
Altında ve gümüşte pozisyon tutan küçük yatırımcı için haftalık kayıp, kısa vadede kâr realizasyonu baskısı yaratıyor. Uzmanlar, fiyatların Fed açıklamalarına ve TCMB kararına kadar dalgalı kalabileceğini, bu dönemde ani kararlar almadan beklemenin daha güvenli olduğunu vurguluyor. Küresel tarafta yaşanan bu sert hareket, önümüzdeki günlerde yurt içi piyasaya da yansıyacak gibi görünüyor.






