IMF küresel finansal istikrar raporunu yayımladı ve dünya finans sistemi için üç riski öne çıkardı: yapay zekaya bağlı piyasa düzeltmesi, devlet tahvili faizlerinde sert yükseliş ve siber saldırılar. Fon, piyasaların güçlü büyüme ve şirket kârlarıyla ayakta durduğunu söylüyor; ama bu üç risk mevcut kırılganlıklarla birleşirse daha geniş bir finansal stres doğabileceğini de ekliyor. Raporun ekim sayısının başlığı Dayanıklılık, Risk ve Dönüşüm. En sert rakamlar yapay zeka ve bankacılık bölümünde.
IMF küresel finansal istikrar raporu hangi üç riski sıraladı?
Birincisi yapay zeka: yatırım ve kâr beklentinin altında kalırsa yapay zekaya bağlı varlıkların fiyatları düzelebilir. İkincisi tahvil: enerji fiyatları, enflasyon baskısı ve mali kaygılar devlet tahvili faizlerini yukarı itiyor. Üçüncüsü siber saldırı: finans sistemi o kadar bağlantılı ki tek bir büyük saldırı ödeme sistemlerini bile durdurabilir. IMF'ye göre bu riskler yüksek borçlanma, likidite sıkışıklığı ve güçlü piyasa bağlantıları gibi mevcut zayıflıklarla birleşirse sorun büyür.

Yapay zekada 14 anlaşma ve 650 milyar dolarlık borç ne demek, nereye varıyor?
Rapor, 2023'ten bu yana yapay zeka alanında yapılan 14 döngüsel finansman işlemini inceledi. Döngüsel finansman, paranın bir daire çizip başladığı yere dönmesi gibi bir şey: yatırım yapan taraf, parasını verdiği şirketten çoğu zaman yine kendi ürününü ya da hizmetini satın aldırıyor. Bu 14 işlemde yaklaşık 300 milyar dolar özsermaye yatırımı ve 650 milyar dolar borçlanma var; karşılığında gelecekte 1,4 trilyon dolarlık gelir taahhüdü verilmiş. IMF'nin uyarısı şu: büyük ölçekli teknoloji şirketleri daha çok borçlanıyor, yatırımcılar yapay zeka hisselerini kaldıraçla alıyor. Yatırım ya da kâr beklentinin altında kalırsa bu varlıklarda fiyat düzeltmesi geliyor.
Tahvil faizleri neden yükseliyor, krizden önceki seviyelere dönebilir mi?
Enerji fiyatları, enflasyon baskısı, mali kaygılar ve bazı ekonomilerde beklentiden güçlü gelen büyüme devlet tahvili faizlerini yukarı çekiyor. IMF, faizlerin küresel finansal kriz öncesindeki seviyelere dönmesini muhtemel görüyor. Bu yalnız borçlanma maliyeti demek değil: faiz artınca öteki varlıkların değeri düşebiliyor, finansal işlemlerde teminat olarak kullanılan tahvillerin değeri de eriyor. Gelişen piyasalarda da getiriler yükseldi; gelişmiş ekonomilerle aradaki fark görece küçük kalsa da küresel bir şok tamponları zayıflatıp dış kırılganlığı artırabilir.

Siber saldırı finans sistemini nasıl durdurabilir?
IMF'ye göre dijitalleşme ve karşılıklı bağlantı siber saldırıyı sistemik bir risk kaynağına çeviriyor. Büyük bir saldırı ödeme sistemlerini, alım satımı ve mevduata erişimi aynı anda aksatabilir. Rapordaki en çarpıcı rakam şu: bu yıl bildirilen vakaların yüzde 70'inden fazlasında, saldırganlar açığı kullanmadan önce yazılım sağlayıcılarının kapatma yaması için neredeyse hiç zamanı olmadı. Gelişmiş yapay zeka modelleri hem saldırıyı hem savunmayı hızlandırabilir. Fonun öncelikleri: siber dayanıklılık, olay bildirimi, kriz hazırlığı ve kritik dış hizmet sağlayıcıların denetimi.
Bankalar için IMF'nin yüzde 22 uyarısı ne anlama geliyor?
Rapora göre küresel bankacılık sistemi genel olarak dayanıklı ama zayıf halkalar var. Olumsuz bir stres senaryosunda, küresel bankacılık varlıklarının yüzde 22'sini temsil eden bankaların sermaye yeterlilik oranı yasal asgarinin altına düşebilir. Bu oran bir yıl önce yüzde 18'di. Bu bankaların banka dışı finans kuruluşlarıyla bağları da derinleşiyor; o kuruluşlar giderek daha fazla satılması zor varlığa ve türev ürüne yöneliyor, aynı varlık yöneticilerine bağımlılıkları artıyor. Şok geldiğinde sorun böylece zincirleme yayılabilir.
IMF küresel finansal istikrar raporu sizi ve cüzdanınızı nasıl etkiler?
Doğrudan değil ama dolaylı olarak: tahvil faizleri küresel borçlanma maliyetinin temeli olduğundan yükselen faiz kredi ve yatırım maliyetlerine yansıyabilir. Türkiye gibi gelişen ekonomilerin dış borçlanma koşulları da küresel faizlerle birlikte hareket ediyor. IMF'nin üç öncelikli önerisi var: kamu borcunu sürdürülebilir bir patikaya oturtmak, yapay zeka, özel kredi ve öteki banka dışı sektörlerde kaldıraç ve likidite uyumsuzluklarını sınırlamak, siber savunma kapasitesini güçlendirmek. Gelişen ekonomilere ayrıca şu öneri var: finansal koşullar elverişliyken tamponlarını yeniden kurmak.






