Sanatçı Güllü'nün ölümüne ilişkin davada Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçesini yazdı. Gerekçeli karara göre mahkeme olayı kasten öldürme olarak niteledi, ama suçun önceden planlanarak işlendiğini kabul etmedi. Kararda iki ayrı kavram var: kasten öldürme, bir kişinin ölümüne bilerek yol açmak; tasarlama ise bu eylemin önceden düşünülüp planlanarak işlenmesi. Mahkeme birincisini sabit gördü, ikincisini kabul etmedi. Güllü davası bitmiş sayılmaz: karar kesinleşmedi.
Güllü davası gerekçeli karar ne diyor?
25 sayfalık gerekçe, 26 Eylül 2025 gecesi Yalova'nın Çınarcık ilçesinde yaşananları ele alıyor. Sanatçı Güllü, gerçek adıyla Gül Tut, o gece geceyarısından sonra altıncı kattaki bir pencereden düşmüş ve hayatını kaybetmişti. Mahkeme, Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini kasten öldürdüğü sonucuna vardı ve ağırlaştırılmış müebbet hapis verdi. Güllü cinayeti gerekçeli karar metni, bu hükme hangi delillerle varıldığını sırayla anlatıyor. Okurun en çok merak ettiği soru, mahkemenin 'kasten' sonucuna hangi dayanakla vardığı; cevabı aşağıda.
Mahkeme Tuğyan müebbet cezasında tasarlamayı neden kabul etmedi?
Gerekçeye göre öldürme kararının ne zaman verildiği mevcut delillerle kesin olarak belirlenemedi. Mahkeme bu noktada şüpheden sanık yararlanır ilkesini uyguladı. Yani eylemin önceden kurgulandığı ispatlanamadı; ama kasten öldürme suçu mahkemeye göre sabit. Güllü cinayeti gerekçeli karar metninde ayrım şöyle çizilmiş: planlama yok, kasıt var. Tasarlama ile kasten öldürme arasındaki bu fark, Tuğyan'a verilen müebbet kararını okurken en çok dikkat edilmesi gereken yer; çünkü hangi suçun sabit sayıldığı, verilecek cezanın dayanağını da belirliyor.
Mahkeme tanık ifadesine neden inandı?
Kararın en ağır taşıyıcısı, olay anında odada bulunan tek tanığın yeminli anlatımı. Yani dosyada olanı kendi gözüyle gören tek kişi bu tanık ve beyanı gerekçenin omurgasını oluşturuyor. Tanık Sultan, Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini üst baldırından kavrayıp pencereden attığını gördüğünü söyledi. Tanık başta düşme anını görmediğini anlatmıştı. Çelişkiyi soran mahkemeye, sanığın kendisine zarar vermesinden ya da suçu ona yüklemesinden korktuğunu söyledi. Mahkeme bu açıklamayı diğer delillerle uyumlu buldu. Gerekçede, tanığın sanığı yalan yere suçlamasını gerektirecek somut bir neden bulunmadığı da vurgulanıyor.
Güllü davasında tanığı destekleyen başka deliller de sayıldı. Kriminal inceleme zeminde kayganlaştırıcı bir madde saptamadı. Adli tıp raporları yüksekten düşmeye bağlı ağır travmayı işaret etti, zehirlenme gibi bir bulguya rastlanmadı. Kamera kayıtlarında da olay sırasında dışarıdan eve giriş çıkış görünmedi. Bu veriler, tanık anlatımının yalnız başına değil, diğer bulgularla birlikte değerlendirildiğini gösteriyor.
Güllü davası sonuçlandı mı, karar kesinleşti mi?
Hayır. Karar ilk derece mahkemesinden çıktı; istinaf yolu açık ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurulabiliyor. Mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi. İstinaf başvurusu yapılırsa dosya yeniden incelenecek; Güllü davasında son durum bu. Kısacası, Yalova'daki bu karar Güllü cinayeti davasında bir aşama; kesinleşmiş son sözü değil.
Güllü davasında son durum ne, sırada ne var?
Sırada istinaf süreci var. Başvuru yapılıp yapılmadığına dair bir bilgi şimdilik paylaşılmadı. Gerekçeli karar, tanık beyanının dosyanın merkezinde olduğunu gösteriyor; üst mahkeme de bu beyanı ve destekleyici raporları yeniden değerlendirecek. Okurun bilmesi gereken üç nokta var: karar ilk derece hükmü, tasarlama kabul edilmedi, istinaf süreci açık. Karar çıktığında bu haber güncellenecek.






