Atina'nın en üst düzey diplomatı, Türkiye'yle gerilimin tırmandığı bir dönemde ağzından "saha" kelimesini kaçırdı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, 9 Eylül 2026 sabahı SKAI televizyonunda konuşurken Ankara'ya dönük şu cümleyi kurdu: "Her türlü gerginlik ve baskı artışı için tüm senaryolarımızı hazırladık. Elbette sahada karşılık vermeye hazırız."
Bakanın asıl kritik çıkışı ise karasuları başlığındaydı. Yerapetritis, Adalar Denizi'nde karasularını 12 deniz miline çıkarmayı uluslararası deniz hukukundan doğan bir yetki olarak nitelendirdi ve Atina'nın bu iddiadan hiçbir zaman vazgeçmediğini savundu. Takvim vermekten kaçınan bakan, "Yunan devleti bunu uygun gördüğü zamanda ve uygun gördüğü şekilde uygulayacak" dedi. Yerapetritis, İyon Denizi'nde atılan adımı örnek göstererek orada yapılanın Adalar Denizi için de bir gün gerçeğe dönüşebileceğini ima etti.
Yunanistan, İyon Denizi'ndeki karasularını 2021 yılında meclis kararıyla 6 milden 12 mile çıkarmıştı. Türkiye o dönem, söz konusu düzenlemenin Mora Yarımadası'nın güneyinde bittiğini ve Adalar Denizi'ni kapsamadığını açıklamıştı. Yerapetritis'in bugünkü göndermesi, Atina'nın aynı formülü Adalar Denizi için de masada tuttuğunu gösteriyor.
Yunanistan karasularını 12 mile çıkarırsa Adalar Denizi'nde ne olur?
Bugün Adalar Denizi'nde karasuları sınırı iki ülke için de 6 mil. Türk kaynaklarında sıkça aktarılan hesaplamalara göre bu rejimde Adalar Denizi'nin yaklaşık yarısı uluslararası sular statüsünde. Sınır 12 mile çıkarıldığında ise tablo kökten değişiyor: açık deniz alanı beşte bire kadar geriliyor, Türk gemilerinin ve uçaklarının Adalar Denizi'nde serbest hareket sahası neredeyse kapanıyor. Türkiye'nin itirazının teknik gerekçesi tam olarak burada yatıyor.
| Adalar Denizi'nin paylaşımı | 6 mil (bugünkü durum) | 12 mil (Yunan iddiası) |
|---|---|---|
| Yunanistan karasuları | yaklaşık %43,5 | yaklaşık %71,5 |
| Türkiye karasuları | yaklaşık %7,5 | yaklaşık %8,8 |
| Açık deniz (uluslararası sular) | yaklaşık %49 | yaklaşık %20 |
Türkiye'nin "casus belli" kararı hâlâ yürürlükte mi?
Evet. TBMM, 8 Haziran 1995 tarihli kararıyla Yunanistan'ın Adalar Denizi'nde karasularını 6 milin ötesine tek taraflı genişletmesini savaş sebebi, yani "casus belli" saydığını ilan etti. Karar, Türkiye'nin hayati çıkarlarını korumak için hükümete askeri tedbirler dahil her türlü yetkiyi veriyor. Bugüne kadar kaldırılmadı, yumuşatılmadı; Ankara her fırsatta bu tutumda değişiklik olmadığını yineliyor. Yerapetritis'in "uygun gördüğümüz zamanda uygularız" cümlesinin bu kadar ses getirmesinin sebebi de bu.
"Aşil Kalkanı" anlaşması nedir, Yunanistan İsrail'den ne alıyor?
Yerapetritis röportajında İsrail dosyasına da girdi ve Atina'nın savunma ile teknoloji alanındaki iş birliğini genişleteceğini, "uluslararası ittifaklarımızı başka ülkelerin isteklerine göre belirlemeyeceğiz" diyerek savundu. Söz konusu ortaklığın somut adı "Aşil Kalkanı". Tel Aviv'de 31 Ağustos 2026'da imzalanan ve değeri yaklaşık 3 milyar euro olarak açıklanan anlaşma, İsrail'in tarihindeki en büyük savunma ihracat sözleşmelerinden biri sayılıyor.
Paket kapsamında Yunanistan'ın hava ve füze savunma mimarisi baştan kuruluyor: David's Sling, SPYDER ve BARAK MX sistemleri, çok maksatlı radarlar ve ulusal bir komuta-kontrol altyapısı devreye alınacak. Kritik tesisleri insansız hava araçlarına karşı korumak için Rafael'in Drone Dome sistemleri de 26 milyon euroluk ayrı bir sözleşmeyle listeye eklendi. Anlaşma Yunanistan'ın kendi kamuoyunda da tartışma yarattı; sistemin kaynak kodunun İsrail'in elinde kalacağının anlaşılması Atina'da soru işaretleri doğurdu.
Miçotakis neden Meis Adası'na gidiyor?
Yerapetritis, Başbakan Kiryakos Miçotakis'in Meis (Kastellorizo) Adası'nı ziyaret edeceğini de doğruladı. Antalya'nın Kaş ilçesine yalnızca 2 kilometre uzaklıktaki ada, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge tartışmalarının tam merkezinde duruyor. Ziyaretin sembolik bir mesaj taşıdığı, Atina'nın "pozitif gündem" söylemine rağmen egemenlik iddialarından geri adım atmayacağını göstermeyi amaçladığı öne sürülüyor.
Bakan aynı yayında egemenlik konularının müzakere edilmeyeceğini, sözde "gri bölgeler" ve adaların silahsızlandırılması başlıklarının Atina için kapalı dosya olduğunu söyledi. Yunanistan-Kıbrıs Rum kesimi arasındaki elektrik bağlantı kablosunun döşeneceğini ve deniz parkları için uygulama kararnamelerinin çıkacağını da belirten Yerapetritis, "Deniz parklarını kurmaktan korkmadık, karasularımızı genişletmekten de korkmadık" ifadesini kullandı. Bakan sözlerini, Türkiye'ye dönük olduğu değerlendirilen şu cümleyle bağladı: "Bağıran kişi her zaman en güçlü olan değildir; aslında çoğu zaman en zayıf olandır."







