CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okul kapısından çevrilmesine bugün Ankara'da, TBMM kürsüsünden seslendi. Azerbaycan başörtü yasağı tartışmasını "kardeşlerimize" diye başlayan bir çağrıyla gündemine alan Kılıçdaroğlu, yaklaşık iki buçuk dakikalık bölümde Türkiye'nin geçmişine, kendi partisinin sorumluluğuna ve laikliğin ne olduğuna dair cümleler kurdu.
Konuşmanın kaydı kısa sürede sosyal medyada yayıldı. İzleyenlerin ilk tepkisi ortaktı: Bu sözler gerçekten Kemal Kılıçdaroğlu'nun ağzından mı çıktı?
Kemal Kılıçdaroğlu Azerbaycan başörtü yasağı için ne dedi?
Kılıçdaroğlu sözüne Azerbaycanlılara seslenerek girdi: "Siz bizim özümüzsünüz. Sizin sevinciniz bizim sevincimiz, sizin acınız bizim de acımız." Ardından okullarda yaşanan başörtüsü olaylarını gazetelerden takip ettiklerini söyledi ve en çok konuşulacak cümleyi kurdu: "Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim, bu acıyı biz yaşadık. Bu acının bitmesi lazım."

Kadınların başı açık, başı kapalı diye ayrılmasının doğru olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır" dedi ve Azerbaycan yönetimine çağrısını tek cümlede topladı: "Kadınları bırakın, özgür bırakın. İstediği kıyafetini seçsin."
Başörtülü bir kızın okula ya da üniversiteye alınmamasının onun geleceğini elinden almak olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli. Belki bir sanatçı olacak, belki bir yazar, belki bir mühendis" diye konuştu. "Kadınları kılık kıyafet üzerinden siyasete alet etmeyelim" çağrısıyla da bu bölümü bağladı.
Kılıçdaroğlu "sorumluluğumuz oldu" derken neyi kastetti?
Konuşmanın en dikkat çeken yeri, Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'deki başörtüsü yasağı dönemine dair itirafıydı: "Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu." Kendisini "bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı" olarak tanımladı.
Bu sözlerin neden bu kadar ses getirdiği, CHP'nin yakın geçmişine bakınca anlaşılıyor. 2008'de üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan Anayasa değişikliği Meclis'ten geçtiğinde, değişikliği Anayasa Mahkemesi'ne taşıyan parti CHP olmuştu ve düzenleme iptal edilmişti. Başörtülü öğrenciler o yıllarda okul kapılarından, ikna odalarından geçti; 28 Şubat'ın izleri on yıllarca silinmedi.
Laikliğin güvencesi başörtüsü mü?
Kılıçdaroğlu konuşmasının son bölümünü laikliğe ayırdı ve kendi partisinin tabanında yıllarca tekrarlanan bir ezberi tersine çevirdi: "Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, insan haklarıdır, herkesin inancına saygı duymaktır."

Hiç kimsenin inancından ötürü yargılanamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Kimin inançlı olup olmadığını sadece Yüce Yaradan bilir. Peygamber'e verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı" sözleriyle konuşmasını bitirdi.
Azerbaycan'da başörtüsü yasağı neden gündemde?
Tartışma, Azerbaycan Bakanlar Kurulu'nun 21 Eylül'de devlet okullarındaki kıyafet kurallarını değiştirmesiyle başladı. Kararda başörtüsü kelimesi geçmiyor, ancak okul formasının bütünlüğünü bozan ve eğitimin laik niteliğine aykırı sayılan ek kıyafetler yasaklandı. Uygulamada başörtülü kız öğrencilerin ve bazı öğretmenlerin okul kapısından çevrildiği görüntüler ülkede ve Türkiye'de büyük tepki topladı. Azerbaycan başörtü yasağı ve Karabağ gazisinin tepkisi üzerine daha önce yayımladığımız habere buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye'de başörtüsü yasağı nasıl kalktı?
Türkiye'de başörtüsü yasağı AK Parti hükümetleri döneminde adım adım kaldırıldı. 2010'da üniversitelerde fiilen sona eren yasak, 2013'teki demokratikleşme paketiyle kamu kurumlarında da tarihe karıştı; ardından okullar, yargı ve emniyet geldi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün Azerbaycan'a "Bu acıyı biz yaşadık" diye seslenmesi, işte bu yolun Türkiye'de kimin eliyle açıldığını bir kez daha hatırlattı.






