Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi'nde, 67 yaşındaki Ferhat Çakır'a uygulanan bir ameliyat, dünya tıp literatüründe şimdiye kadar yalnızca üç kez karşılaşılan bir vakayla örtüştü. Çakır, idrarında kanama şikayetiyle hastaneye başvurduğunda önünde bu kadar zorlu bir sürecin olduğunu bilmiyordu.
Yapılan tetkiklerde hastanın mesanesinde kasına kadar ilerlemiş bir kanser tespit edildi. Ancak asıl zorluk ayrı bir noktadaydı: Çakır'ın böbreği doğuştan beri normal yerinde değil, leğen kemiğinin içinde duruyordu. Üstelik bu böbreğin damar yapısı da sıra dışıydı; dört atardamar ve üç toplardamarla besleniyordu. Doktorlar, mesaneyi alıp idrar yolunu yeniden kurarken bu damar yumağına dokunmadan böbreği canlı tutmak zorundaydı. Giresun'da yapılan bu ameliyat tam da bu noktada, benzerine az rastlanan bir vaka haline geldi.
Giresun'da yapılan ameliyat nedir?
Hastaya radikal sistektomi uygulandı; yani mesane kanseri nedeniyle mesanenin tamamı cerrahi olarak alındı. Ardından idrarın vücuttan atılmasını sağlamak için üriner diversiyon denen yönlendirme ameliyatı yapıldı. Operasyonu Op. Dr. Burhan Özdemir, Op. Dr. Ertürk Altun, Op. Dr. Olcay Yıldırım ve Op. Dr. Hakan Keskin'den oluşan üroloji ekibi gerçekleştirdi. Dört kişilik ekip, hem kanserli dokuyu temizlemek hem de hastanın tek işlevsel böbreğini korumak zorundaydı; çünkü bu böbrek olağan konumunda değildi.

Bu ameliyat neden dünyada az görülen bir vaka sayılıyor?
Ekip, ameliyat öncesinde yaptığı literatür taramasında çarpıcı bir sonuçla karşılaştı: pelvik böbreği bulunan bir hastaya radikal sistektomi ve üriner diversiyon uygulanmasının dünya genelinde daha önce sadece üç vakada bildirildiğini gördüler. Türkiye'den ise bu türde rapor edilmiş herhangi bir vaka bulunmuyordu. Yani Giresun'da yapılan bu nadir ameliyat, Türkiye'de bir ilk, dünyada ise bilinen dördüncü örnek olarak kayda geçti. Giresun ameliyat ekibinin bu tespiti, vakayı sıradan bir kanser ameliyatından çok daha özel bir konuma taşıdı.
Hastanın böbreği ameliyatta risk altında mıydı?
Evet; böbreğin olağan dışı konumu ve çok sayıda damarla çevrili olması, cerrahi ekip için en kritik aşamayı oluşturdu. Mesaneye yakın konumdaki bu böbreğin kanlanmasını kesmeden hem kanserli dokunun temizlenmesi hem de idrar yolunun yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. Normalde bir böbrek tek bir atardamar ve tek bir toplardamarla beslenirken, Çakır'ın böbreği dört atardamar ve üç toplardamarla çalışıyordu; bu da her bir damarın tek tek korunmasını zorunlu kıldı. Ekip, saatler süren dikkatli bir diseksiyonla böbreği ve fonksiyonunu koruyarak ameliyatı tamamladı.

Ameliyat sonrası hastanın durumu ne oldu?
Yapılan açıklamalara göre ameliyat başarıyla sonuçlandı ve hastanın böbrek fonksiyonu korundu. Vakanın nadirliği nedeniyle doktorların bu ameliyatı bilimsel bir makale olarak tıp literatürüne kazandırmayı planladığı belirtiliyor; bu adım gerçekleşirse Giresun'da yapılan nadir ameliyat, dünya çapında konuyla ilgilenen üroloji uzmanları için bir referans vaka haline gelebilir. Mesane kanseri gibi görece sık görülen bir hastalığın, çok nadir bir anatomik farklılıkla birleşmesi, vakayı literatüre taşıyan asıl neden oldu.
Pelvik böbrek anomalisi ne demek?
Pelvik böbrek, anne karnındaki gelişim sürecinde böbreğin normalde bulunması gereken bel bölgesine çıkamayıp leğen kemiğinin içinde kalmasıyla ortaya çıkan doğuştan bir durum. Bu anomali genellikle herhangi bir belirti vermeden yıllarca fark edilmeden sürebiliyor; Çakır'ın vakasında da durum, ayrı bir hastalık olan mesane kanserinin tedavisi sırasında ortaya çıktı ve Giresun'daki ameliyatı çok daha karmaşık bir hale getirdi. Doktorların bu iki farklı durumu aynı anda yönetmesi, operasyonu dünya çapında istisnai kılan asıl ayrıntı oldu.






