KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Komisyonu'nun Kıbrıs Türk tarafına gönderdiği mektuba yazılı bir açıklamayla sert yanıt verdi. Bakanlık, mektubu AB'nin gelecekte de Kıbrıs Türk halkı için hiçbir olumlu adım atmayacağının en net kanıtı olarak niteledi ve bunun kayıtlara geçtiğini bildirdi. 8 Ekim'de yapılan açıklamada AB Komisyonu'nun Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto da hedefte.
KKTC AB Komisyonu'nun mektubuna ne yanıt verdi?
KKTC Dışişleri Bakanlığı mektubun, Kıbrıs Türk tarafının maruz kaldığı haksız izolasyonun kaldırılmasıyla ilgili olduğunu belirtti ve içeriğini reddetti. Bakanlığa göre mektuptaki göndermeler Ada'daki gerçeklerle örtüşmüyor. AB'nin statükoyu korumaya çalıştığı, Rum tarafının vetolarına teslim olduğu ileri sürüldü. AB Komisyonu'nun 2004 tarihli Konsey kararlarına dayanarak Kıbrıs Türk toplumuyla köprüler kurduğunu söylemesi ise Bakanlık tarafından göz boyama olarak nitelendirildi. Açıklamanın en sert cümlesi Fitto için: Bakanlığa göre Kıbrıs Özel Temsilcisi'nin ciddiye alınması mümkün değil.

KKTC'nin AB'ye şartı ne?
Şart net: ambargolar tamamen kaldırılmadıkça ve egemen eşitlik ile eşit uluslararası statü tescil edilmedikçe AB'nin iyi niyet beyanları hükümsüz. Bakanlık, oyalama taktiklerini kabul etmeyeceklerini bildirdi ve KKTC'nin mücadelesini Türkiye Cumhuriyeti'nin desteğiyle sürdüreceğini vurguladı.
AB Komisyonu'nun mektubunda ne yazıyordu?
Mektubun tam metni kamuoyuna açıklanmadı; elde bulunan bilgi, Bakanlığın tepkisinden süzülenlerle sınırlı. Mektubu kimin kaleme aldığı ve hangi yazışmaya karşılık geldiği de açıklamada yer almıyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Ağustos sonunda BM Genel Sekreteri António Guterres ile AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e mektup yazarak Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verilmesini istemişti. Komisyon'un yazısının bu girişimle bağlantılı olup olmadığı belli değil.

Raffaele Fitto kimdir, KKTC neden itiraz ediyor?
Raffaele Fitto, AB Komisyonu İcra Başkan Yardımcısı ve Kıbrıs konusunda Komisyon'un özel temsilcisi. Atama Temmuz 2026'da gündeme geldiğinde KKTC Dışişleri bunu Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmadan yapılmış, fiili durum yaratmaya dönük provokatif bir adım diye nitelemiş, BM'nin bile Kıbrıs için özel temsilci atamadığı bir süreçte AB'nin böyle bir adım atmasını kabul edilemez bulmuştu. Cumhurbaşkanı Erhürman da Fitto'ya, AB'nin olası bir müzakere masasında taraf olarak yer alamayacağını iletmişti.
Doğrudan Ticaret Tüzüğü nedir, neden takıldı?
Doğrudan Ticaret Tüzüğü, Kıbrıs Türk tarafının AB ile doğrudan ticaret yapmasının önünü açmak için Komisyon'un 2004'te önerdiği düzenleme. Rum yönetiminin itirazı yüzünden yıllardır AB Konseyi'nden geçemedi. Erhürman, Fitto'yla görüşmesinde bu tüzüğü, Yeşil Hat Tüzüğü'nü, Kıbrıslı Türklerin AB vatandaşlığı ve mülkiyet sorunlarını masaya getirdiğini açıklamıştı. KKTC Dışişleri'nin yeni açıklaması da ambargoların tamamen kaldırılmasını ve egemen eşitliğin tescilini şart koşuyor.
2004 kararları neydi, Kıbrıs Türk halkı neden izole?
Mesele 2004'e uzanıyor. O yılın Nisan ayında Kıbrıs'ta Annan Planı iki toplumun oyuna sunuldu; Kıbrıs Türkleri planı kabul etti, Rum tarafı reddetti. AB Konseyi bunun ardından Kıbrıs Türk toplumunun izolasyonunu sona erdirme kararlılığını açıkladı, Rum yönetimi ise 1 Mayıs 2004'te AB'ye üye oldu. Kıbrıs Türk tarafı, Doğrudan Ticaret Tüzüğü gibi izolasyonu hafifletecek adımların aradan geçen yıllarda hayata geçmediğini söylüyor. KKTC Dışişleri'ne göre AB, Rum yönetimini tek taraflı üye yaparak tarafsızlık vasfını 2004'te kaybetti.






