Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Eylül akşamı Samsun Büyükşehir Belediyesi PETEK Gençlik Merkezi'nde düzenlenen Gençlik Buluşmaları programında gençlerin sorularını yanıtlarken Körfez'deki gerilime ve Mekke Anlaşması'na dair bugüne kadarki en net mesajlarını verdi. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından izlediklerini söyleyen Erdoğan, Körfez'in pek çok noktasında ciddi sıkıntılar bulunduğunu ve bu sıkıntıların en çok İslam dünyasını daralttığını belirterek "Türkiye artık bölgeye ağırlığını koydu, koyuyor ve koyacağız" ifadesini kullandı. Aynı gece Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar ve Suudi Arabistan'daki mevkidaşlarıyla telefon hattını açtı.
Erdoğan, "Dünya 5'ten büyüktür" sözünü hatırlatıp buna "daha adil bir dünya mümkün" cümlesini eklediklerini söyledi ve bu hedefin nasıl gerçekleşeceğini bizzat Körfez örneğiyle anlattı. Cumhurbaşkanı'na göre Türkiye'den beklentiler yüksek ve mesele hafife alınamaz. Riyad ve Mekke'de atılan savunma paktı adımının gerekçesini de gençlere şöyle açıkladı: Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye'nin bir araya gelmesiyle İslam dünyasına bir sinyal vermek istendi. Erdoğan bu süreç için "Güzel gelişmeler var. Bunu da başaracağız" dedi.

Mekke Anlaşması nedir, Türkiye ne zaman dahil oldu?
Mekke Anlaşması, resmi adıyla Mekke Ortak Savunma Antlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki üçlü savunma paktıdır. İlk adım 17 Eylül 2025'te Riyad'da Suudi Arabistan ile Pakistan arasında atıldı; Türkiye 7 Ağustos 2026'da Mekke'deki Safa Sarayı'nda Erdoğan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in imzasıyla anlaşmaya katıldı. Metnin omurgası, taraflardan birine yönelik saldırının hepsine yapılmış sayılmasıdır. Erdoğan'ın Samsun'da "Riyad'daki, Mekke'deki savunma paktı" diye andığı adım, işte bu iki imza törenidir. Anlaşmanın imza günü ve üçlü bloğun ne anlama geldiği İstanbul Post'ta daha önce ayrıntılı işlenmişti.
Mesajın zamanlaması dikkat çekici. Erdoğan konuşurken Husiler, Suudi Arabistan'ın Hamis Muşayt, Abha ve Taif kentlerine onlarca balistik füze ve İHA ile saldırmış, 13 sivil yaralanmış, 7 ev ile 2 araç hasar görmüştü. Husi sözcüsü Yahya Seri, hedefin Hamis Muşayt'taki Kral Halid Hava Üssü olduğunu duyurdu. Anlaşmanın "birine saldırı hepsine saldırı" hükmü nedeniyle Suudi topraklarına yönelen her füze artık Ankara'nın da gündemine düşüyor; Babülmendep'teki Husi baskısı ise petrolü zaten 100 doların üzerine taşımıştı.

Fidan Körfez'le neden telefon trafiği yürütüyor?
Dışişleri kaynaklarına göre Bakan Fidan, 14 Eylül akşamı Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan'ı aradı. Görüşmelerde bölgede yaşanan son saldırılar değerlendirildi, devam eden müzakere süreçleri ele alındı. Bin Ferhan ile temas, 11 Eylül'deki telefon görüşmesinin ardından üç gün içinde kurulan ikinci bağlantı oldu; o görüşmenin gündemi de Suudi Arabistan'ı hedef alan saldırılardı. Erdoğan'ın "ağırlığını koydu" sözünün diplomatik karşılığı, Ankara'nın hem Doha hem Riyad hattını aynı gece açık tutması olarak okunuyor.
Erdoğan NATO liderlerine hediye ettiği tabancalar için ne dedi?
7-8 Temmuz'da Ankara'da toplanan NATO Liderler Zirvesi'nde konuklara verilen, isimleri kazınmış revolverler günlerce dünya basınının gündemindeydi. Erdoğan, bir gencin bu hediyelere gelen tepkileri sorması üzerine konuyu ilk kez yorumladı. Tabancaların Makine ve Kimya Endüstrisi ürünü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, amacı "Biz Türkiye'yiz, eserlerimizi onlara takdim edelim istedik" diye özetledi ve "Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri" atasözünü hatırlattı. Liderlerin tepkisi için "Memnun oldular, mutlu oldular" diyen Erdoğan, zirvenin de "tavan yaptığını" söyledi; sözü buradan Antalya'da düzenlenecek COP31'e ve sıfır atık projesine getirdi.

Temmuz'da basına yansıyan bilgiler ise tablonun her başkentte aynı olmadığını gösteriyordu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte hediyeyi kabul etmedi; NATO yetkilileri jestten memnuniyet duyduğunu ama silahı almamayı tercih ettiğini açıklamıştı. Rutte'nin Ankara'daki "NATO 3.0" mesajı ise zirvenin asıl siyasi çıktısı olarak kayda geçmişti. İhlas Haber Ajansı'nın o günlerde derlediği bilgilere göre diğer liderlerin silahlarla ne yaptığı şöyle:
| Lider / ülke | Revolverin akıbeti |
|---|---|
| Mark Rutte (NATO) | Hediyeyi geri çevirdi |
| Keir Starmer (Birleşik Krallık) | Ankara'daki İngiliz yetkililere bırakıldı, etkisiz hale getirilecek |
| Giorgia Meloni (İtalya) | Palazzo Chigi'de muhafaza altında |
| Bart De Wever (Belçika) | Brüksel'de havalimanı polisine teslim edildi |
| Mark Carney (Kanada) | Kraliyet Atlı Polisi'ne verildi |
| Ursula von der Leyen (AB Komisyonu) | Askeri müzeye bağışlanması planlanıyor |
| Polonya | Varşova Havalimanı'nda gümrük işlemi bekliyor |
| Hollanda | Etkisiz hale getirilecek |
| İsveç | İthalat belgeleri tamamlanınca gönderilecek |
Erdoğan Samsun'da gençlere başka ne söyledi?
Kentte Şehir Hastanesi açılışı için bulunan Erdoğan, sahnenin arkasındaki Bandırma Vapuru ve TCG Anadolu simgelerini "istiklalden istikbale uzanan güzergâhın iki sembolü" diye tanımladı; 107 yıl önce Samsun'dan başlayan yürüyüşün bugün güçlü Türkiye istikametinde sürdüğünü söyledi. Seçilme yaşının 30'dan 18'e indirilmesini gençliğe verilen en somut destek olarak anlattı. 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümüne değinirken "Bir sağdan, bir soldan gençler öldürülmesin" dedi. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin bir soruya ise Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da artık terör diye bir şeyin kalmadığını, yaylaların ve otlakların yeniden canlandığını söyleyerek yanıt verdi.
Programın en renkli anları soru aralarında yaşandı. Erdoğan, Karadenizli sanatçı Resul Dindar'ın seslendirdiği "Gündüz-Gece" türküsüne eşlik etti. Çorumlu bir öğrencinin memleketini söylemesi üzerine Çorum FK'nın Samsunspor'u deplasmanda 5-1 yenmesini hatırlatıp "Ayıp ettiniz ya, Samsun'da hem de" diye takıldı. Torunu Asım'a söz verdiği "canavar oyuncak" hikâyesini anlatırken torun sayısının 10'a çıktığını paylaştı. Samsun'da vapur yolculuğu yıllarından kalan dondurma hatırasını anlatınca Büyükşehir Belediye Başkanı yarım saat içinde dondurma getirtti. Otobüsten inip engelli bir vatandaşın halini sorduğu görüntü hatırlatıldığında ise "Otobüsten görüp de aşağı inmesem Allah'a bunun hesabını nasıl veririm" karşılığını verdi. Program, kısa süre önce hayatını kaybeden eski Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir için okunan Fatiha ve hediye takdimiyle sona erdi.







