ARAŞTIRMA HABER — Adalar Denizi'nde dengeyi değiştirmeyi hedefleyen bir anlaşma imzalandı. Yunanistan, hava savunmasını İsrail yapımı sistemlerle katmanlandırıyor. Tablonun tamamına bakıldığında ortaya çıkan sonuç, Atina'nın hesap ettiğinden farklı.
Anlaşma ne getiriyor?
Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan anlaşmanın değeri 3 milyar euro (yaklaşık 3,5 milyar dolar). İsrail Savunma Bakanlığı bunu Yunanistan'la yapılan en büyük savunma ihracatı ve ülke tarihinin en büyük anlaşmalarından biri olarak duyurdu.
Kurulacak sistemin adı "Aşil Kalkanı". Katmanlı bir mimari öngörülüyor:
- David's Sling ve SPYDER — Rafael üretimi
- BARAK MX — Israel Aerospace Industries üretimi
- MMR çok görevli radarlar — IAI'nin ELTA birimi üretimi
- Ulusal komuta kontrol sistemi
Hedef; balistik füze, uçak, ağır roket ve insansız hava aracı tehdidine karşı tek çatı altında savunma. Atina'nın 2036'ya kadar 28 milyar euro harcamayı planladığı bildiriliyor.
Sorun nerede başlıyor?
Bu sistemlerin Adalar Denizi'ndeki adalara konuşlandırılması hâlinde ortaya bir hukuk sorunu çıkıyor. 1923 Lozan Antlaşması, Adalar Denizi'nin doğusundaki adaların askerden arındırılmış statüsünü düzenliyor. Ankara, adaların silahlandırılmasını uzun süredir antlaşmanın ihlali olarak değerlendiriyor ve bu ihlalin casus belli — yani savaş sebebi sayılabilecek bir eylem — teşkil ettiğini kayda geçirmiş durumda.
Yunanistan neden bu kadar harcıyor?
Yunanistan savunmaya millî gelirinin yaklaşık yüzde 3,5'ini ayırıyor. Bu oran NATO üyelerinin çoğunun üzerinde. Sebebi tek başlıkta toplanıyor: Türkiye ile süregelen anlaşmazlıklar.
Peki bu kalkan işe yarar mı?
Hava savunma sistemleri iki şeye bağlıdır: radar ve konuşlanma yeri. Adalar Denizi'ndeki adalar küçük, dar ve sabit. Bir radarın yerini gizlemek de, vurulduktan sonra yenisini getirmek de burada zor. Katmanlı savunmanın verimi, kendisine yöneltilen aynı anda gelen hedef sayısıyla ters orantılı çalışır: sistem ne kadar gelişmiş olursa olsun, atabileceği önleyici füze sayısı sınırlıdır.
Türkiye'nin elindeki karşılık ne?
Türk savunma sanayisinin son on yılda geliştirdiği envanter, adaların çok ötesine ulaşan bir menzil derinliği sunuyor. Öne çıkan başlıklar:
- ATMACA — Roketsan üretimi gemisavar seyir füzesi. Kara platformlarından atılan KARA ATMACA versiyonu da mevcut. Açık kaynaklarda menzili 200 kilometrenin üzerinde, geliştirilen sürümlerde 400 kilometre bandında veriliyor.
- TAYFUN — Balistik füze. Türkiye'nin bugüne kadar geliştirdiği en uzun menzilli füze sistemi olarak biliniyor.
- BORA — Taktik balistik füze sistemi; envanterde uzun süredir bulunuyor.
- ÇAKIR — Roketsan'ın seyir füzesi. Kara, deniz ve hava platformlarından atılabiliyor; motorunu TEI'nin KTJ-1750 turbojeti sağlıyor.
- KEMANKEŞ — Baykar'ın mini akıllı seyir mühimmatı. İHA platformlarından bırakılıyor.
- ALPAGUT — Dolanan mühimmat (loitering munition) sınıfında; hedef üzerinde bekleyip vuruyor.
Sürü kabiliyeti ne anlama geliyor?
Hava savunmasının en zorlandığı senaryo, aynı anda çok sayıda düşük maliyetli hedefin gelmesidir. Milyon dolarlık bir önleyici füzeyle birkaç bin dolarlık bir kamikaze dronu vurmak, savunan taraf için ekonomik olarak sürdürülemez. Türkiye'nin İHA ve dolanan mühimmat üretim kapasitesi bu denklemi Ankara'nın lehine çeviriyor.
Bu noktada bir uyarı gerekiyor: sosyal medyada dolaşan "1 milyon kamikaze drone" gibi rakamlar resmî bir kaynağa dayanmıyor. Türkiye'nin envanter büyüklüğü açıklanmış bir veri değil.
Sonuç ne?
Yunanistan'ın aldığı sistemler ciddi ve pahalı. Ancak savunma sistemleri caydırıcılığı tek başına üretmiyor; menzil, derinlik ve üretim kapasitesi de denklemin parçası. Adalara kurulan bir radar, karşı tarafın ilk hedef listesindeki en açık nesnedir. Atina'nın 3,5 milyar dolarla satın aldığı şey, dengeyi değiştirmekten çok, mevcut dengeyi korumaya çalışmak.
Şimdi ne olacak?
Kritik soru, sistemlerin anakarada mı yoksa adalarda mı konuşlandırılacağı. Anakara konuşlanması hukuki tartışma yaratmaz. Adalara kurulması hâlinde ise Lozan tartışması ve Ankara'nın kayda geçmiş tutumu devreye girer. Anlaşmanın uygulama takvimi ve konuşlanma planı henüz açıklanmadı.






