Tahran, Washington'la masaya oturmanın bedelini 27 Ekim'e girerken açık açık sıraladı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, devlet televizyonuna konuşarak ABD'nin müzakere ve adil bir anlaşma konusunda gerçekten ciddiyse İran'ın ortaya koyduğu yedi şartı kabul edip uygulaması gerektiğini söyledi. Açıklama 27 Ekim 00.57'de haberlere yansıdı.
İran'ın ABD'den istediği 7 şart nedir?
Bakıri'nin saydığı yedi şart şunlar:
- Deniz ablukasının kaldırılması
- Hürmüz Boğazı'ndan ticari ve petrol gemilerinin güvenli geçişinin garanti edilmesi
- Tek taraflı yaptırımların kaldırılması
- Petrol ihracatına muafiyet tanınması
- Dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması
- Nükleer maddelerin ülke içinde kalması
- Savaşın sona erdirilmesi
Listenin ağırlık noktası iki başlıkta toplanıyor. Deniz ablukasının kaldırılması, tek taraflı yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve petrol ihracatına muafiyet, Tahran'ın ekonomik taleplerinin özeti. Savaşın sona erdirilmesi ile nükleer maddelerin ülke içinde kalması ise listenin siyasi ve güvenlik ayağı. Bakıri, yedi maddenin tamamının kabul edilip uygulanmasını istedi.
Hürmüz Boğazı şartı ne anlama geliyor?
Boğaz, listenin ikinci maddesinde: İran, ticari ve petrol gemilerinin Hürmüz'den güvenle geçebilmesinin ABD tarafından garanti edilmesini istiyor. Hürmüz, Basra Körfezi'ni açık denize bağlayan dar bir geçit ve petrol sevkiyatının ana damarlarından biri. Yani bu madde, geçiş güvencesini Washington'un vereceği bir taahhüde bağlıyor. Boğazdaki mayın iddiası ve Brent petroldeki etkisini ayrı haberimizde yazdık.
İran ABD ile müzakereye neden güvenmiyor?
Bakıri'ye göre sebep geçmiş. Bu şartların kabul edilip uygulanmaması hâlinde Washington'ın yalnızca geçici bir anlaşmayla yetinip sonra yeniden baskıya ya da askerî müdahaleye dönebileceğini öne sürdü. Bakıri, ABD'nin geçen ilkbaharda beş tur müzakerenin ardından ikinci savaşı başlattığını, sonbaharda diplomasi sürerken müzakere ilkeleriyle bağdaşmayan adımlar attığını ve kışın görüşmeler devam ederken İran lideri Ali Hamaney'e suikast düzenlediğini söyledi. Bunlar Bakıri'nin kendi sözleri; ABD tarafının bu iddialara yanıtı haberlere yansımadı.
Bakıri'nin anlatımında asıl engel, geçmişte yaşananların yeni bir anlaşmaya duyulan güveni zedelemesi.
Ali Bakıri kimdir?
Bakıri, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı. Açıklamayı devlet televizyonunda yaptı; konsey, ülkenin güvenlik ve dış politika kararlarının şekillendiği ana kurullardan. Dolayısıyla listeyi bir yorumcunun değil, güvenlik kadrosunun üst düzey ismi olarak dile getirdi. Bu nedenle sözleri, Tahran'ın müzakere pozisyonunu bir üst düzey yetkilinin ağzından duyurması bakımından önem taşıyor.
Bu açıklama ABD'nin tutumuyla nasıl örtüşüyor?
Washington'dan bu şartlara dair bir cevap şimdilik yok. Taraflar arasındaki gerilimin başka bir yüzünü, Trump'ın İran saldırısı için bugün yok dediği açıklamayı ayrı haberde anlattık. Tahran'ın tutumu ise net: ciddi müzakere için önce yedi şart.






